Berlin’de Ne Yapılır ? | Yapılacak En Güzel 55 Şey

Enerjinin hiç bitmediği popüler Alman şehri ve Avrupa’nın kültür başkentlerinden biri olan Berlin, son zamanlarda gece hayatına düşkün gezginleri kendine çekiyor olsa da, hala tarih, mimari ve sanatseverlerin keyifle zaman geçirdiği popüler gezi duraklarından biri. Şehirde 170’in üzerinde müze bulunuyor, evet, Berlin ayrıca Avrupa’daki en fazla müzeye sahip şehirlerden biri. Dolu dolu tarihi, olağanüstü sosyal yaşamı ve eşsiz kültür spotları ile sizi kendine bağlayan Berlin, diğer Alman şehirlerine de pek benzemiyor. Şehirden ne beklediğinize göre, beklentinizin altında olabileceği gibi, çok üzerinde de bir şehir olabiliyor.

Berlin, hem genç turistlerin hem de orta yaş sanat aşığı gezginlerin çok çabuk seveceği şehirlerden bir tanesi. Tarihse tarih, sanatsa sanat, gece hayatı arıyorsanız alası. Her yaştan ve tipten gezginin favorisi Berlin. Kendine ait havası ve ruhu olan bu şehirde gezip görebileceğiniz o kadar çok yer var ki, haftalarca kalsanız bile tüm turistik noktaları göremeyebilir, yapılacak şeyler için yeteri kadar zaman ayıramayabilirsiniz.

Başlıklar

Berlin’de Ne Yapılır ?

BERLİN’DE KAÇ GÜN KALMALI ? ; Berlin, kolay keşfedebileceğiniz şehirlerden biri değil. Özellikle yürüyerek gezebileceğiniz yerler oldukça sınırlı. Bu yüzden de toplu taşıma araçlarını iyi bir şekilde kullanmanız gerekiyor. Ana cazibe merkezlerinin tamamını görmeyi planlıyorsanız en azından 3 gününüzü Berlin için ayırın. Ayrıca gece hayatı ya da alışveriş için planınız varsa, seyahat sürenize fazladan bir gün eklemenizi tavsiye ederiz.

BERLİN’DE NEREDE KALMALI ? ; Berlin’de turistik cazibe merkezlerine yakın olmak istiyor ve toplu taşımayı minimum düzeyde kullanarak bir şehir turu planlıyorsanız Berlin’in kalbi olan Mitte bölgesinde kalın deriz. Burası, şehirdeki en fazla otele, restorana, bara, cafeye, alışveriş spotlarına ve turistik yere ev sahipliği yapan yer. Bölgedeki en iyi ve en popüler otellerden bazıları ise ; 3 yıldızlı Motel One Berlin-Alexanderplatz ve 4 yıldızlı Melia Berlin adlı otellerdir.



Booking.com

EN POPÜLER INSTAGRAM SPOTLARINI ZİYARET EDİN

Tarihsel dokusunu çeşitlendiren çok kültürlü ve enerjik yapısıyla Almanya’nın en sevilen ve en çok ziyaret edilen şehirlerinden biri olan Berlin’de, Müzeler Adası, Berlin Duvarı, Brandenburg Kapısı, Reichstag, Alexanderplatz, Berlin Katedrali ve Checkpoint Charlie gibi ana cazibe merkezlerini gördükten sonra, mutlaka Berlin’in az bilinen cazibe merkezleri ve popüler Instagram spotları için de zaman ayırın.

Berlin için en azından 3-4 gününüzü ayırın. 1-2 günde Berlin’i keşfetmek pek mümkün değil. Listedeki yapılması gereken aktiviteler için 4-5 günlük bir gezi planı yeterli olsa da, alternatif Berlin rotamızdaki cazibe merkezleri için de zaman ayırmayı düşünebilirsiniz. Popüler Instagram spotlarından en ünlü turistik noktalara kadar detaylı bir yapılacaklar listesi hazırladık. Berlin’e kısa süreliğine seyahat ediyorsanız, sadece ana cazibe merkezlerini görerek bir şehir turu yapın, instagram spotlarını es geçmeyi düşünebilirsiniz.

İşte Berlin’de ne yapılır ? sorusuna cevap olabilecek popüler instagram spotları ;

1.Socialist Fraternal Kiss: Honecker – Brezhnev

Socialist Fraternal Kiss, Berlin Duvarı

Berlin’i bir turizm merkezi olarak düşündüğümüzde, her türden ziyaretçiyi her zaman kendine çeken bir yer vardır. “İki Yaşlı Adamın Bir Öpücüğü Paylaşması” adlı grafiti ise, Berlin’in en ilgi çeken cazibe merkezlerinden biri.

Görüntünün kendisi artık Berlin’in genel kapsayıcılığının ve şehrin LGBTQ’ya karşı misafirperver yaklaşımının bir sembolü olarak görülse de, arkasındaki tarih biraz farklı. Grafiti sadece yaratıcısının hayal gücünün bir ürünü değil, 1979’da Demokratik Alman Cumhuriyeti’nin (Doğu Almanya) kuruluşunun 30. yıl dönümü kutlamalarında çekilmiş bir fotoğrafın tasviri. İçinde tasvir edilen iki adam, dönemin Sovyetler Birliği Genel Sekreteri Leonid Brejnev ve Doğu Almanya Sosyalist Birlik Partisi Genel Sekreteri Erich Honecker’dir.

2.Wasserfall Viktoriapark

Wasserfall Viktoriapark, Berlin

Berlin’in en sevilen parklarından biri olan Viktoriapark, uzun yıllardır hem yerel halkın hem de turistlerin popüler gezi duraklarından biri olmuş. Bugün de bu özelliğini koruyan parkta yer alan, Wasserfall, adı verilen küçük şelale ise parktaki en çok fotoğraflanan cazibe merkezlerinden biri. Tabii park içerisinde göz atabileceğiniz daha çok sayıda şey var.

Berlin’in yoğun turist trafiğinden ve gürültüsünden biraz olsun uzaklaşmak için gidebileceğiniz en güzel spotlardan biri olan Viktoriapark, şehir merkezine de çok uzak değil.

3.Teufelsberg

Teufelsberg, Berlin'de ne yapılır

Teufelsberg, Berlin’in en iyi manzarasını sunan noktalarından biri. Daha çok sunduğu eşsiz şehir manzarasıyla fotoğrafçıların ilgisini çekiyor olsa da, her turistin keyifli zaman geçirebileceği cazibe merkezlerinden bir tanesi.

20. yüzyılın başlarında bölge bataklık ve çamurla kaplıydı, ancak Naziler iktidara geldiğinde her şey değişti. Hitler’in tamamen yenilenmiş bir Berlin vizyonu olan Germania planlarının bir parçası olarak, askeri teknoloji için bir üniversite fakültesinin inşası için çalışmalar başladı, ancak hiçbir zaman tamamlanamadı ve savaşta yok edildi. Savaştan sonra kamyonlar, harap olmuş şehrin geri kalanından molozu Heerstraße yakınlarındaki bölgeye getirdi ve kısa süre sonra Batı Berlin’in en yüksek noktası haline geldi. Boşaltma 1972’de durdu, insan yapımı tepeyi daha çekici hale getirmek için ağaçlar dikildi ve telesiyej, kayakla atlama ve kızak pisti ile eksiksiz bir kayak pisti inşa edilmiş. Günümüzde turistlerin şehir manzarasını seyretmek için tercih ettiği favori spotlardan biri olarak hizmet veriyor.

Teufelsberg, günübirlikçiler için popüler bir destinasyon haline geldi. Kışın kızakla kayma ve toplu kartopu savaşları için mükemmel bir yerdir. Yaz aylarında, Berlinliler piknik yapmak ve güzel gün batımının yanı sıra yakındaki Teufelssee’nin tadını çıkarmak için burada toplanır. Tüm yıl boyunca insanlar uçurtma uçurur ve Grunewald ormanında yamaç paraşütü, dağ bisikleti ve yürüyüş yapmaya giderler.

4.Oberbaum Köprüsü ve Sarı Tren

Oberbaum Köprüsü ve Sarı Tren, Berlin

Bir zamanlar Berlin’i güçlendiren ve Doğu’yu Batı’ya bağlayan, Berlin’in ikonik yerlerinden biri olan Oberbaum Köprüsü, şehrin en güzel manzarasını sunan spotlardan biri.

Oberbaumbrücke’nin ilk versiyonu, 1700’lerde şehre açılan bir kapı olarak inşa edilmiş ahşap bir asma köprüydü. “Oberbaumbrücke” adı, geceleri nehri kapatmak için bariyer olarak kullanılan masif ahşap ağaç gövdelerine atıfta bulunarak, kelimenin tam anlamıyla “Yukarı Ağaç Köprüsü” anlamına gelir. Bugün gördüğünüz çift katlı Oberbaumbrücke 1896’da açılmış.

Oberbaumbrücke, Kreuzberg-Friedrichshain ilçesinin kalbinde yer alıyor ve Kreuzberg’in hareketli kafe bölgesine ve Friedrichshain’in heyecan verici gece hayatı bölgesine yakın bir konumda bulunuyor.

5.Haus Schwarzenberg

Haus Schwarzenberg, Berlin

Haus Schwarzenberg, Hackescher Markt çevresindeki son derece nezihleştirilmiş bölgedeki son duraktır. Kâr amacı gütmeyen bir kuruluş tarafından yönetilen, sanat ve yaratıcılığın ana akım ve ticaretin ötesinde gelişmesine izin verilen gösterişsiz bir alan ve turistlerin popüler instagram spotlarından biri olarak biliniyor.

Sokak sanatı ve tuhaf metal heykellerle bezeli avlular stüdyolara, ofislere, yer altı ‘eğlence parkı’ Monsterkabinett’e, sıra dışı gösterişli Eschschloraque Rümschrümp bara, yazın açık havada olan bir sanat evi sinemasına ve birkaç küçük müzeye çıkıyor.

6.Hackesche Höfe

Hackesche Höfe, Berlin

Berlin’in Mitte semtindeki Hackesche Höfe, gece gündüz Berlinliler ve turistler için bir mıknatıs. Art Nouveau cephelere sahip tarihi binalar birlikte, mağazalar, sanat galerileri, kültür ve gece hayatı karışımıyla güzel küçük avlulardan oluşan bir ağ oluşturur. Avluların önünde yer alan Hackesche Markt, özellikle sıcak aylarda yemek yemek, alışveriş yapmak ve insanlarla tanışmak için popüler bir mekandır. Bugün çok sayıda mağazası, galerisi, restoranı ve barı ile hippiler, gece kuşları ve turistler için popüler bir buluşma yeri.

Günümüzde birçok küçük sanatçı, şirin restoran ve daireye ev sahipliği yapan, Eski Berlin’i gösteren parçalara sahip olan Hackesche Höfe, Berlin’in sevilen instagram spotlarından biri.  Hackesche Höfe alışveriş için de idealdir. Ayrıca çok sayıda zanaat stüdyosu ve modern sanat galerisine ev sahipliği yapıyorç

7.Holzmarkt 25

Holzmarkt 25, Berlin

Eğlence, yiyecek ve içecek alanları ve ayrıca nehir kenarında çok sayıda yarı özel köşe bulunan sanatsal binalardan oluşan hoş bir karmaşaya sahip olan Holzmarkt 25, daha çok Berlin gençlerinin zaman geçirdiği yerlerden biri olsa da, turistler arasında da bir hayli popülerdir. Gece hayatı sahnesine de ev sahipliği yapan bu alanda, ayrıca birçok instagram spotu var.

8.Molecule Man

Molecule Man, Berlin

Amerikalı heykeltıraş Jonathan Borofsky tarafından 1999 yılında yapılan bu etkileyici metal heykel, Spree Nehri kıyısından geçenler için ikonik bir manzara oluşturuyor. Nehrin ortasında ve yaklaşık 30 metre yükseklikte yer alan bu sanat eseri, üç Berlin mahallesi olan Kreuzberg, Friedrichshain ve Treptow’un buluştuğu noktayı simgeliyor.

Daha önce Spree Nehri tarafından Doğu ve Batı olarak ikiye bölünmüş bir şehir için bu alüminyum heykel, bütünleşmenin bir simgesi. Kolları birleştirilmiş iki boyutlu formlarda inşa edilmiş üç adamdan oluşur. Üç adamın her birindeki deliklerin, insan yaşamını sürdüren molekülleri simgelediği ve her insanın aynı moleküllerden oluştuğu söyleniyor.

9.Ludwig Erhard Haus

Ludwig Erhard Haus, Berlin

Delphi Filmpalast’ın arkasında yer alan bu modern bina (1998), Ticaret ve Sanayi Odası ile Berlin Menkul Kıymetler Borsası’na ev sahipliği yapıyor. Daha çok mimari yapısıyla ziyaretçilerini etkileyen yapılardan biri. Ayrıca Berlin’deki en çok fotoğraflanan cazibe merkezlerinden biri.

Ana hatları bir armadilloyu andıran sıra dışı yapı, diğer çalışmalarının yanı sıra Londra’daki Waterloo İstasyonu’ndaki çalışmasıyla tanınan İngiliz mimar Nicholas Grimshaw tarafından tasarlanmış. Çatıyı ve ofis katlarını destekleyen 15 kemerin her biri, yapıyı yerel ufuk çizgisiyle bütünleştirmek için farklı boyutlara sahip.

10.Marie-Elisabeth-Lüders-Haus

Marie-Elisabeth-Lüders-Haus, Berlin'de ne yapılır

Parlamento kütüphanesine ev sahipliği yapan bu yakın zamanda genişletilmiş, abartılı yapı, devasa bir konik merdivene, bir sıçrama tahtası gibi çıkıntı yapan düz bir çatı hattına ve dev dairesel pencerelere sahip olmasıyla ilgi görüyor. Bodrum katında, Ben Wagin’in Berlin Duvarı’nın orijinal bölümlerini içeren bir sanat enstalasyonu da var.

Alman Parlamentosunun bilimsel hizmet merkezi doğrudan Spree üzerinde yer almaktadır. Aralık 2003’te açılışı yapılan yeni bina, adını sosyal politikacı ve kadın hakları aktivisti Marie Elisabeth Lüders’e borçlu.

11.Gärten der Welt

Gärten der Welt, Berlin

60’tan fazla futbol sahası büyüklüğünde bir alanda size dinlenme, rahatlama ve doğa deneyimleri vaat eden Garten der Welt (Dünya Bahçeleri), her yaştan ziyaretçiye keyifli zaman geçirebileceği alanlar sunuyor. Uluslararası bahçe sanatı, Dünya Bahçeleri’nde kültürel ve konser olayları, oyunlar, eğlence ve rahatlama ile buluşuyor. Almanların da popüler gezi duraklarından biri olan bu bahçelere, şehir merkezinden ve diğer turistik cazibe merkezlerinden çok kolay bir şekilde ulaşabiliyorsunuz.

Buradaki teleferik sadece Marzahn ve Hellersdorf semtlerini birbirine bağlamakla kalmıyor, aynı zamanda Dünya Bahçeleri’nin üzerinde süzülüyor ve ziyaretçilere başkentin silüetinin eşsiz bir manzarasını sunuyor. Düzenli olarak klasikten popa etkinliklerin gerçekleştirildiği arena, 5.000’e varan ziyaretçiye yer sunuyor. Ayrıca Dünya Bahçeleri’nde bir labirent ve çeşitli oyun alanları da dahil olmak üzere küçük ziyaretçileri bekleyen özel etkinlikler de var.

En Ünlü Turistik Yerleri Görün

Berlin’in popüler Instagram spotlarından önce ya da sonra, şehirdeki kaçırılmaması gereken cazibe merkezleri için de zaman ayırın. Bu turistik noktalar, Berlin’i ziyaret eden hemen her turistin mutlaka listesinde yer alan çekim merkezlerinden oluşuyor. Ana cazibe merkezleriyle bir şehir turuna başlamak istiyorsanız, şehrin kalbinin attığı yer olan Mitte’den gezinize başlamayı düşünebilirsiniz.

12.Brandenburg Kapısı

Brandenburg Kapısı, Berlin

 

Brandenburg Kapısı bir zamanlar Berlin’e açılan bir şehir kapısıymış. Günümüzde ise, Berlin’in en önemli sembollerinden biri ve barışın amblemi olarak duruyor. 1791’de Berlin’in merkezindeki Pariser Platz’a yakın bir yerde tasarlanmış, Berlin’in en ünlü anıtlarından biri olarak kabul ediliyor.

Neoklasik kapı 26 metre yüksekliğinde ve Atina Akropolü’nden esinlenmiş.

Brandenburg Kapısı, inşa edildiğinden beri her zaman, kraliyet geçit törenleri, Nazi törenleri ve Napolyon ve birliklerinin yürüyüşleri dahil olmak üzere Berlin’deki önemli etkinliklerin yeri olmuş. Bir zamanlar bölünmüş bir ulusun simgesiyken şimdi birlik ve barışın simgesi olarak duruyor.

13.Reichstag

Reichstag, Berlin

Almanya’nın geçmişinin, bugününün ve geleceğinin bir sembolü olan Reichstag veya Parlamento Binası, 20. yüzyılın sonlarından 21. yüzyılın sonlarına kadar uzanan farklı bir mimari yapıdır. Ülkenin karanlık bir geçmişten daha parlak bir geleceğe giden yolunu simgeleyen bu yapı, Berlin’in en yoğun turist trafiğine sahip cazibe merkezlerinden biri olduğu için, binayı sabahın erken saatlerinde ziyaret edin, giriş biletlerinizi de online olarak önceden almayı düşünebilirsiniz.

Reichstag’ın kubbesini ücretsiz gezebilirsiniz, ancak yerinizi garantilemek için birkaç gün önceden kayıt yaptırmanız gerekir. Ziyaretçi Hizmet Merkezi’nden de aynı gün girebilirsiniz. Geçerli bir pasaport/kimlik kartı gerekli olduğunu da unutmayın.

İçeri girdikten sonra, yürüyerek ya da asansörle kubbeye çıkın. Buradan şehrin harika manzaralarını seyredebilirsiniz.

Reichstag’ın kubbesi her gün sabah 8’den gece yarısına kadar açıktır ve son giriş 21:45’tir. Binaya 100 numaralı otobüs ve Berlin’in ana tren istasyonu Hauptbahnhof üzerinden erişilebilir.

14.Tiergarten

Tiergarten, Berlin

Berlin’in merkezinden batıya doğru 519 dönümlük bir alana yayılan Tiergarten, Berlin’in en yeşil alanlarından biri. Şehrin yoğun turist trafiğinden ve gürültüsünden uzaklaşmak isteyenlerin favori duraklarından biri.

Berlin halkının yürüyüş ve koşu yapmak ya da bisiklet sürmek için tercih ettiği Tiergarten, ev sahipliği yaptığı Hayvanat Bahçesi’yle ünlü. Çocuklarınızla Berlin’i ziyaret ediyorsanız, dünyanın en büyük hayvanat bahçelerinden biri olan Berlin Hayvanat Bahçesi’ni de ziyaret edebilirsiniz.

Tiergarten, 1873’te Prusya’nın Fransız-Alman Savaşı’ndaki zaferini anmak için dikilen Zafer Sütunu’na da ev sahipliği yapıyor. Dilerseniz bu sütunun üzerine de çıkabilir, Berlin’in eşsiz şehir manzarasını seyredebilirsiniz.

15.Berlin Zafer Sütunu (Victory Column)

Berlin Zafer Sütunu (Victory Column)

Tiergarten’ın en önemli cazibe merkezlerinden biri olan Berlin Zafer Sütunu, daha çok eşsiz şehir manzarasıyla adından söz ettiriyor. 285 basamak çıkarak sütunun üzerindeki seyir platformuna ulaşabilirsiniz. Buradan izleyebileceğiniz manzara ise, kelimenin tam anlamıyla muhteşem.

Aslen Almanya’nın diğer uluslara karşı kazandığı zaferlerin anısına dikilen anıt, halkın tasavvurunda uzun zaman önce farklı bir anlam kazandı. Bugün, Zafer Sütunu tekno festivali Love Parade ile yakından bağlantılıdır – her yıl kapanış mitingi ünlü anıtın eteklerinde yapılır.

16.Müzeler Adası

Müzeler Adası, Berlin

Museumsinsel (Müzeler Adası), Spree Nehri’ndeki küçük bir adada kümelenmiş beş müzeye, Barok tarzı Berliner Dom katedraline ve büyük bahçelere verilen addır.

1830 ile 1930 yılları arasında inşa edilen müzelerin her biri, Alman tarihi ve sanatının farklı bir yönünü sunuyor. Alte Nationalgalerie (Eski Ulusal Galeri), Altes Müzesi (Eski Müze), Neues Müzesi (Yeni Müze), Bode-Museum ve çok popüler Bergama Müzesi tam olarak burada bulunuyor.

Müze Adası’na 100, 200 ve N2 numaralı otobüs güzergahları ile adadaki Lustgarten durağından veya Hackescher Markt S-Bahn istasyonundan veya Klosterstraße U-Bahn istasyonundan ulaşabilirsiniz. Her müzeye ayrı giriş ücreti ödeyebilir veya adadaki tüm müzelere üç günlük giriş hakkı içeren Berlin WelcomeCard Müzeler Adası’nı tercih edebilirsiniz.

17.Bergama Müzesi

Bergama Müzesi, Berlin

Bergama Müzesi, Müzeler Adası’nın en çok ziyaret edilen galerisi. Orta Doğu’dan arkeolojik bulgularına ve İslam sanatı örneklerine ev sahipliği yapan müze, 1930 yılından beri hizmet veriyor. Antik koleksiyon, Orta Doğu müzesi ve İslam Eserleri müzesi olmak üzere üç alan sahip.

Müzenin ilk salonu, müzenin en etkileyici anıtsal yapısı olan Bergama Sunağı’na ev sahipliği yapıyor. Orta Doğu Müzesi bölümü ise, Mezopotamya’dan (Irak, Kuveyt, Suriye ve Türkiye’nin bazı bölgeleri) 6.000 yıldan fazla kültürü gözler önüne seriyor. Koleksiyon, Babil’de yapılan kazılarda bulunan 27.000’den fazla nesneyi içeriyor.

Müzenin en üst katında ise, 8. yüzyıldan 19. yüzyıla kadar uzanan güzel bir İslam Sanatı koleksiyonu yer alıyor.

18.Deutsches Historisches Museum (Alman Tarihi Müzesi)

Alman Tarihi Müzesi, Berlin

1987’de Berlin’in 750. yıldönümünü kutlamak için kurulan Alman Tarih Müzesi (Deutsches Historisches Museum veya DHM), şehrin son derece zengin tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyenler için mutlaka ziyaret edilmesi gereken bir yer

Alman Tarihi Müzesi’nin koleksiyonlarından, tarihi tanıklık değeri tamamen benzersiz olan 7.000’den fazla özel sergi, 8.000 metrekarelik bir alanda sergileniyor ve Alman tarihinin canlı bir tablosunu sunuyor. Ülkenin kuruluşundan Berlin Duvarı’nın yıkılışına kadar çeşitli dönemlere ve olaylara ilişkin büyüleyici eserlerin sergilendiği bir dizi tarihi sergi salonundan oluşuyor.

Alman Tarihi Müzesi’ne ulaşmanın en iyi yolu toplu taşıma araçlarıdır. En yakın metro istasyonu “Unter den Linden” U5 istasyonudur. 100, 200 ve TXL numaralı otobüsler neredeyse girişin hemen önünde durur.

19.Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı (Holokost Anıtı)

Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı, Berlin

Almanya halkının ve geçmişin vahşetlerine asla göz yummama taahhüdünün dikkate değer bir kanıtı olan Katledilen Avrupa Yahudileri Anıtı (Denkmal für die ermordeten Juden Europas), Holokost Anıtı olarak da bilinir. Tiergarten’in doğu tarafında yer alan bu 2.711 beton plaka koleksiyonu, 19.000 metrekarelik engebeli zemini kaplıyor. Genişleyen anıtın altında, Holokost kurbanlarının mektuplarını, günlüklerini ve fotoğraflarını barındıran bir bilgi merkezi de var.

6 milyon Yahudi kurbanını anmak için yapılmış olan Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı, Berlin’in dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor ve Berlin ziyaretinde kaçırılmaması gereken önemli çekim merkezlerinden biri.

20.Unter den Linden

Unter den Linden, Berlin

Almanca’da “ıhlamur ağaçlarının altı” anlamına gelen Unter den Linden, Berlin’in ana bulvarlarından biri. Şehirdeki en güzel mimariye sahip binalardan bazılarına ev sahipliği yapan cadde, ayrıca birkaç restoran ve cafeye de sahip.

Brandenburg Kapısı’ndan Schlossbrücke’ye (Kale Köprüsü) kadar uzanan 1,5 kilometrelik cadde, ayrıca Berlin’i yakından tanımak için en ideal başlangıç noktalarından biri.

21.Gendarmenmarkt

Gendarmenmarkt, Berlin'de ne yapılır

Konzerthaus, Fransız Katedrali (Französischer Dom) ve Alman Katedrali’ne (Deutscher Dom) ev sahipliği yapan, şehrin en büyük meydanlarından biri olan Gendarmenmarkt, Berlin’in en önemli turist spotlarından biri olduğu gibi, her yıl yazın Konzerthaus tiyatrosunun merdivenlerinde düzenlenen klasik konserler de dahil olmak üzere çok sayıda halka açık etkinliğe ev sahipliği yapıyor. 1821 yılında inşa edilen Konzerthaus, ülkenin en popüler senfoni orkestralarından biri olan Konzerthausorchester Berlin’in birinci sınıf performanslarıyla olduğu kadar mimari ihtişamıyla da ünlü. Binanın önünde, Lirik Şiir, Drama, Tarih ve Felsefe sanat unsurlarını temsil eden dört kadın figürle çevrili Alman şair Friedrich Schiller’in bir heykeli duruyor.

Şehirdeki en çok fotoğrafı çekilen meydanlardan biri olmasının yanında, en önemli tarihi yapılara ev sahipliği yapan meydanlardan biri.  Aslen 1688 yılında inşa edilen Gendarmenmarkt, 18. yüzyılın sonlarında yeniden geliştirilmiş. Adı, alanı atlarını saklamak ve nöbet görevlerini yerine getirmek için kullanan bir Prusya askeri alayına atıfta bulunan Gens d’armes’den türetilmiş.

Gendarmenmarkt, Berlin’in Mitte semtinde bulunur ve her saat hareketlidir.

22.Terörün Topoğrafyası (Topography of Terror)

Terörün Topoğrafyası, Berlin

Terörün Topografyası (Topographie des Terrors) müzesi, Gestapo’nun ve II. Dünya Savaşı sırasında SS Polisinin eski karargahının bulunduğu yerde bulunuyor. Araziyi yürüyerek ve dokümantasyon merkezini gezerek, bir zamanlar tam da bu bölgede çalışmış olan Alman subaylar tarafından işlenen zulümler hakkında bilgi edinebilirsiniz.

Sergiler belgeler, fotoğraflar, ses ve film içerir ve zulüm ve imha, işgal altındaki ülkeler ve savaş sonrası dönem dahil olmak üzere çeşitli temaları keşfeder. 1933 ve 1945 yılları arasında Berlin’i detaylandıran diğer ilginç sergiler, eski binanın kazılan kısımları da dahil olmak üzere arazide bulunur.

23.Berliner Fernsehturm (Berlin TV Kulesi)

Berlin TV Kulesi

368 metre yüksekliğindeki Berliner Fernsehturm (Berlin Televizyon Kulesi), 1970 yılından günümüze Berlin’in en popüler çekim merkezlerinden biri olmaya devam ediyor. Sunduğu eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerini büyüleyen kulenin restoranında akşam yemeği yemek ise, Berlin’de yapılacak en güzel şeyler arasında. Fakat aşırı pahalı olduğundan dolayı sınırlı bütçeniz varsa önermiyoruz. 207 metre yüksekliğindeki bu restoranın en özel yanı ise, kendi etrafında dönebiliyor olması.

TV Kulesi, mevsime bağlı olarak sabah 9 veya 10’dan gece yarısına kadar açıktır. S-Bahn veya U-Bahn’ın (U2 veya U5 hattı) Berlin Alexanderplatz istasyonundan ulaşabilirsiniz.

24.Berlin Katedrali

Berlin Katedrali

1894 ve 1905 yılları arasında kurulan Müze Adası’nda yer alan Berlin Katedrali (Berliner Dom), Almanya’nın başkentindeki en ikonik ve en önemli dini yapı olarak kabul ediliyor.

Burada inşa edilen ilk tapınak, on beşinci yüzyılda bir Roma Katolik kilisesiymiş. Mevcut yapı ise, 1894 ve 1905 yılları arasında, Berlin Sarayı’nın önünde, 1747’den kalma bir Barok Katedralin kalıntıları üzerine inşa edilmiş. Berlin Katedrali, Saray’a yakınlığı nedeniyle Hohenzollern hanedanının ve mahkemelerinin ana kilisesi ve mezar yeri olmuş. 1944 yılında katedralin kubbesinin üzerine bir bomba düşmüş ve şehirdeki birçok yapı gibi bu katedralin içi de bir hayli hasar görmüş. Katedralin yeniden inşası ise 1975 yılında başlamış ve 2002 yılında tamamlanarak günümüzdeki görkemli halini almış.

Yeni Barok tarzında inşa edilen yapı, Berlin’deki en büyük dini yapı ve Memorial Kilisesi, Vaftiz ve Nuptial Kilisesi ve Parish Kilisesi olmak üzere üç ana bölüme ayrılmış. Katedralin en ilgi çeken yerlerinden biri, bronz kornişlerle süslenmiş İmparatorluk Merdiveni ve 1905’te Berlinli manzara ressamı Albert Hertel’in yaptığı 13 tempera tablosudur. Ayrıca 16. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar yaklaşık 100 lahit, tabut ve anıt içeren Hohenzollern Mahzeni’ni görmeyi de unutmayın.

25.Alexanderplatz

Alexanderplatz, Berlin

Yerel halk için hareketli bir buluşma merkezi olan Alexanderplatz, turistlerin en çok ziyaret ettiği, Berlin’in ana cazibe merkezlerinden biri. Alexanderplatz, lüks alışverişten şehrin panoramik manzaralarına kadar her şeyi içeren bir yaya ve ulaşım merkezidir. Alan yemek meraklıları için de mükemmel bir yer. Yakındaki Hackescher Markt’ta çoğu açık havada yemek yeme imkanı sunan ve ağırlıklı olarak Alman yemekleri sunan düzinelerce restoran ve cafe bulunur.

Alexanderplatz, mağazalar, sinemalar, restoranlar ve yürüme mesafesindeki birçok cazibe merkezi ile her zaman Berlin’in en hareketli yerlerinden biri olmuş. Alexanderplatz, Berlin’in doğu merkezidir ve S-Bahn, U-Bahn, bölgesel trenler, tramvaylar ve otobüsler için önemli bir ulaşım kavşağıdır. Ayrıca, yürüme mesafesinde çok sayıda harika turistik mekana sahiptir ve bu da onu Berlin’de bir gezi turu için ideal bir başlangıç noktası yapmaktadır.

26.Checkpoint Charlie

Checkpoint Charlie Berlin

Checkpoint Charlie, Berlin’in 1990’dan önceki komünist Doğu Berlin ile demokratik Batı Berlin’in Amerikan kontrolündeki bölgesi arasındaki en iyi bilinen geçiş noktasıydı.

Friedrichstraße ve Zimmerstraße’nin köşesinde yer alan bu bina, eski sınır kapısının, Soğuk Savaş’ın ve Berlin’in bölünmesinin bir hatırlatıcısıdır. Bariyer ve kontrol noktası kabini, bayrak ve kum torbalarının tümü orijinal siteye dayanıyor ve Berlin’deki en çok fotoğraflanan yerlerden bir tanesi.

Doğu Alman Hükümeti’nin Doğu Berlin’i kapatmasına yanıt olarak, Amerikalılar kendi kontrol noktalarını inşa ettiler. Üç Amerikan kontrol noktası, Kontrol Noktaları A, B ve C, fonetik alfabe kullanılarak adlandırıldı. Kontrol Noktası A, Kontrol Noktası Alfa, Kontrol Noktası B, Kontrol Noktası Bravo ve Kontrol Noktası C, Kontrol Noktası Charlie olarak biliniyordu. Checkpoint Charlie, üçü arasında en tanınmışıydı çünkü diplomatik personelin, Amerikan askeri ve Alman olmayan ziyaretçilerin Doğu Berlin’e geçebileceği tek kontrol noktasıydı.

27.Charlottenburg Sarayı

Charlottenburg Sarayı Berlin

Charlottenburg Sarayı (Schloss Charlottenburg), Berlin’de Prusya krallarının mimari tutkularının ve becerilerinin hayatta kalan en iyi örneği olarak kabul ediliyor. Aynı zamanda şehrin en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biridir ve uzun süredir yok olan Alman kraliyet ailelerinin tarihi hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyen herkesin ziyaret edebileceği bir cazibe merkezi.

Berlin’in en eski ve en büyük Prusya malikanesi olan 17. yüzyılın sonlarından kalma Charlottenburg Sarayı, onlarca yıl boyunca Alman kraliyet ailesinin birincil ikametgahıydı. Şimdi güzel bir şekilde restore edilmiş olan bu devasa saray, 50 metre yüksekliğindeki devasa bir merkezi kubbe, geniş odaları boyunca gösterişli Barok ve Rokoko dekoru ve Versailles’daki bahçelerden ilham alan büyük bir bahçe dahil olmak üzere birçok olağanüstü özelliğe sahip.

I. Frederick’in yatak odası ve kaliteli mobilyaları ve tablolarıyla çalışma odasından, Devlet Yemek Odası’na ve 42 metre uzunluğundaki Altın Galeri’ye kadar, Prusya Kralları ve Seçmenlerinin yaşadığı ihtişamı sarayda görebiliyorsunuz. Eski Saray’da, Kraliyet Mücevherleri ve diğer kraliyet eşyaları dahil olmak üzere büyük bir tarihi porselen koleksiyonuna ve özel sergilere adanmış bir oda olan Porselen Kabini bulunuyor. Diğer ilgi çekici yerler arasında, 1788 yılında Napoliten bir villa tarzında inşa edilen Yeni Pavilion’a (Neue Pavilion) ev sahipliği yapan ve 1697’den kalma Saray Parkı ve kaliteli Berlin porselen koleksiyonuna sahip Belvedere Çayevi sayılabilir.

Kraliyet mezarlarının bulunduğu Mausoleum’u ve Büyük Seçmen Brandenburg’lu Frederick William’ın büyük heykelinin bulunduğu Büyük Avlu’yu ziyaret ettiğinizden emin olun. Kışın Berlin’de yapılacak en iyi şeylerden biri, mevsimlik ürünler sergileyen 250’den fazla satıcı ve zanaatkarın muhteşem bir sergisi olan Charlottenburg Sarayı Noel Pazarı’nı ziyaret etmektir. Eğer kış aylarında, Noel zamanında Berlin’i ziyaret ediyorsanız mutlaka bu sarayın noel pazarlarını da görün.

28.Alte Nationalgalerie

Alte Nationalgalerie, Berlin

Berlin’deki Alte Nationalgalerie’yi ziyaret ederek 19. yüzyıl Avrupa’sından ünlü sanat ve mimari eserlerini görebilirsiniz. Caspar David Friedrich, Paul Cézanne ve Pierre-Auguste Renoir – bunlar Alte Nationalgalerie’de karşılaşacağınız ünlü isimlerden sadece birkaçı.

Müze, Museumsinsel’in (Müze Adası) bir parçasıdır ve UNESCO Dünya Mirası listesindedir. Galeride 19. yüzyıldan kalma tablo ve heykelleri göreceksiniz. Binanın kendisi, Prusya klasisizm tarzında inşa edilmiş eski bir tapınağa benzemesiyle dikkat çekiyor.

Müzeye girer girmez, etrafınız Prusya klasisizmiyle çevrili olacak. Girişte ve birinci katta bu döneme ait heykeller ve tablolar bulacaksınız. İkinci katta, Monet, Renoir ve Manet’nin ünlü anıtlarını görebilirsiniz. Üçüncü katta Romantik Goethe dönemine ait eserler bulacaksınız. Öne çıkanlardan biri, tamamen Caspar David Friedrich’in eserlerine adanmış salon.

29.Konzerthaus Berlin

Konzerthaus Berlin

Berlin’deki Konzerthaus, şehrin en ünlü ve en görkemli sanat mekanlarından biri. Mimarisiyle de ilgi gören konser salonunun gösterişli oditoryumunda bir orkestra performansı da dinleyebilirsiniz, biletler çok da pahalı değil.

Konzerthaus, Gendarmenmarkt’ta bulunan bir dizi konser salonunun sonuncusudur. Konser dışında binanın içerisini ancak turlarla görebiliyorsunuz. Biletleri, önceden online olarak satın alabilirsiniz.

30.Potsdamer Platz

Potsdamer Platz Berlin

Potsdamer Platz, şehrin tam kalbinde, Berlin’in en hareketli noktalarından biri. Berlin ziyaretinizin olmazsa olmazı çünkü çok sayıda restoran, sinema, tiyatro, alışveriş merkezi ve yeni mimari var. Ayrıca Berlin’de geceleri dışarı çıkmayı planlıyorsanız, bu bölgede de canlı bir gece hayatı bulabilirsiniz. Bölge, şehirdeki en iyi barlardan ve gece kulüplerinden bazılarına ev sahipliği yapıyor.

Berlin’in eski sinir merkezi olan Potsdamer Platz, günümüzde başkentin en modern bölgelerinden biridir. Her yıl Berlinale’nin düzenlendiği bu ünlü halk meydanı, hem Almanların hem de turistlerin en çok zaman geçirdiği yerlerden bir tanesi.

Bir zamanlar Berlin’in en gürültülü halk meydanlarından biri olan Potsdamer Platz, 2. Dünya Savaşı’nın sonunda müttefiklerin bombalamaları sırasında dümdüz oldu. Daha sonra Berlin Duvarı ile ortadan ikiye bölündü ve boş bırakıldı. Günümüzde meydan tamamen restore edilerek Berlin’in en ilgi çekici meydanlarından biri olarak yerini yeniden almıştır.

Berlin Duvarı’nın bir kısmı hala meydanda dursa da, tüm bölge Almanya’nın yeniden birleşmesinden sonra yeniden geliştirildi. Meydanın batısında dikkat çekici iki blok var: Sony Center ve Quartier Daimler Chrysler. Sony Center, geceleri parlak renklere sahip, çarpıcı, büyük bir cam ve çelik kubbeye sahiptir. Helmut Jahn tarafından tasarlanan kubbe, çok sayıda Berlinli ve merkezin teraslarından ve restoranlarından keyif alan turistler için bir sığınak görevi görüyor. Potsdamer Strasse’nin diğer tarafında bulunan Daimler-Chrysler sitesi daha az turistik ve daha az biliniyor. İçeride rahatlatıcı bir bahçe avlusu var.

31.Sony Center

Sony Center, Berlin

2000 yılında, toplam 750 milyon € maliyetle tamamlanan, Potsdamer Platz’ın yanında, eski Doğu ve Batı Berlin arasındaki sınırda, Sony sponsorluğundaki bu hiper-modern iç/dış mekan kompleksi, daha önce çorak olan bir araziyi bir dizi mağaza, barlar ve restoranlar, bir konferans merkezi, otel odaları, kiralık lüks süitler ve apartmanlar, ofisler, sanat ve film müzeleri, sinemalar, bir IMAX tiyatrosu, gençler için bir LEGO Keşif Merkezi ve “Sony tarzı” bir cafeyle dolduruyor.

Helmut Jahn tarafından tasarlanan, görsel olarak etkileyici Sony Center’ın önünde 26 katlı, cam ve çelikten bir kule var ve zengin Kaisersaal gibi Potsdamer Platz’ın savaş öncesi döneminden kalan nadir kalıntıları birleştiriyor. Bununla birlikte, Sony Center’ın kalbi, bisiklet telleri gibi yayılan destek kirişlerine sahip çadır benzeri bir cam çatının gölgelediği merkezi bir plazadır.

32.East Side Gallery

East Side Gallery, Berlin

Berlin’deki Doğu Yakası Galerisi, ikonik Berlin Duvarı’nın kalan en uzun bölümüdür. Şehrin en önemli turistik cazibe merkezlerinden biri, dünya çapında uluslararası kabul görmüş sokak sanatçılarının sanatsal katkılarıyla artık bir özgürlük anıtı. 1,3 kilometre uzunluğundaki duvar, dünyanın en büyük açık hava galerilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Duvar resimleri çalkantılı Alman tarihini yansıtıyor ve birçoğu barış ve umut sloganları taşıyor. Doğu Yakası Galerisi turunuza Ostbahnhof’ta başlayın ve Oberbaumbrücke köprüsüne ulaşana kadar duvar boyunca yürüyün.

9 Kasım 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından bu yana, geriye kalan beton parçalar bir duvardan daha sembolik bir şey olarak duruyor. Antarktika hariç her kıtada enstalasyonu bulunan Doğu Yakası Galerisi, Berlin Duvarı’nın var olan en özgün parçasıdır. Duvar boyunca uzanan 101 duvar resmi, 21 ülkeden 118 sanatçı tarafından yapılmıştır.

33.Prenzlauer Berg

Prenzlauer Berg Berlin

Prenzlauer Berg, Berlin’in en popüler mahallelerinden biri. Daha çok gençlerin zaman geçirdiği bölgelerden biri olarak biliniyor olsa da, her yaştan ziyaretçiye hitap edecek birbirinden ilgi çekici şeyleri bu bölgede bulabilirsiniz.

1920’de kendi bölgesi olarak kurulan Prenzlauer Berg, mahalle bölünmelerine ilişkin kafa karışıklığının mükemmel bir örneğidir. Burası en bilinen bölgelerden biri olmasına rağmen 2001 yılında Pankow Bezirk’in bir parçası oldu. İdari statüsü ne olursa olsun Prenzlauer Berg, zengin tarihi ve yadsınamaz güzelliği ile en popüler mahalleler arasında yer alıyor.

Tarihi eser olarak korunan 300’den fazla binaya ev sahipliği yapan bu mahalle, özellikle tarih ve mimari meraklıların ilgisini çekecek türden. Ayrıca bölgede göz atmaya değer çok sayıda popüler cazibe merkezi bulunuyor. Bunlardan bazıları ise ; Mauerpark, Oderberger Strasse, Berlin Wall Memorial, Kastanienallee, Rykestrasse Sinagogu, Kulturbraurei ve Volkspark Friedrichshain’dir.

34.Kreuzberg

Kreuzberg Berlin

Kreuzberg, Berlin’in en çok kültürlü mahallelerinden biri. Bir zamanlar Batı Berlin’in en fakir bölgesi olan Kreuzberg, Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra karşı kültürün sıcak noktası haline geldi ve şimdi sayısız müze ve galerinin yanı sıra şehrin en gözde kafe ve restoranlarının birçoğuna ev sahipliği yapıyor. Çeşitliliği sayesinde Kreuzberg, Berlin’in kendisinin bir mikro kozmosu gibidir ve Alman başkentini keşfetmeye başlamak için mükemmel bir mahalledir. Ayrıca Berlin’deki en fazla Türkü bir arada görebileceğiniz yer de tam olarak burasıdır.

Kanalın karşısındaki Kreuzberg ve Neukölln, Berlin’in en dinamik ve havalı mahalleleridir. Yahudi Müzesi ve Alman Teknoloji Müzesi ile bölge, gişe rekorları kıran birkaç manzara sunar, ancak asıl çekiciliği, gelişen eklektik yemek mekanları, barlar, gece hayatı ve bağımsız alışveriş listelerinin eşlik ettiği küresel köy atmosferidir.

35.Markthalle Neun

Markthalle Neun Berlin

Adından da anlaşılacağı gibi Markthalle Neun, 19. yüzyılın sonlarında Berlin’de inşa edilen 14 pazardan biri. Markthalle Neun, mahalle sakinlerini, gurmeleri ve Berlin’in en iyi gastronomi restoranlarından bazılarını güzel bir açık çatı altında bir araya getiren, amaca yönelik bir topluluk alanıdır.

Mevcut ana ürünler, meyve ve sebzeler, lezzetler ve yöresel spesiyaliteler, balık, et ve sosis, peynir, ekmek ve hamur işleri gibi taze ürünlerin yanı sıra çay ve kahve, bira, şarap ve alkollü içkiler gibi ürünlerdir. Ayrıca alanda birçok cafe ve atıştırmalık standları da bulunuyor. Öğle veya akşam yemeği için gidebileceğiniz en popüler adreslerden biri olan Markthalle Neun, ayrıca Berlin halkının günlük yaşamını görebileceğiniz en ideal spotlardan.

36.Spandau Citadel

Spandau Citadel Berlin

Etkileyici Zitadelle Rönesans kalesi olan Berlin’in Spandau Kalesi, askeri kaleden kültür ve konser salonuna kadar inişli çıkışlı bir tarihe sahip. Zitadelle Rönesans kalesi Spandau Kalesi, Spandau’nun eski kent merkezine sadece 10 dakikalık yürüme mesafesindedir. Bugün, eski on altıncı yüzyıl Hisarı, ortaçağ festivalleri ve ziyafetlerinden konserlere, oyunlara ve performanslara kadar çok sayıda kültürel etkinliğe ev sahipliği yapıyor.

Kalenin en ilgi gören yerlerinden biri ise, Julius Turm Kulesi’dir. Julius Turm halka açıktır ve en üst katı Spandau ve Havel Nehri’nin gerçekten büyüleyici manzaralarını sunuyor. Spandau Kalesi ilk olarak 1989’da halka açıldı. O zamandan beri tiyatrodan uluslararası pop müziğe kadar çok çeşitli etkinliklere ev sahipliği yapmış.

Alternatif Olarak Berlin’de Ne Yapılır ?

Berlin’de yapılacak daha o kadar çok şey var ki, saymakla bitmez. Fakat, Berlin’de 4-5 gün ya da daha uzun bir süre kalmayı planlıyor ve yukarıdaki ana turistik yerlerden sonra hala zamanınız varsa, alternatif olarak aşağıdaki çekim merkezlerini incelemeyi de düşünebilirsiniz. Bunlar, yukarıdaki ana cazibe merkezleri kadar popüler turist spotları olmasa da, yine de göz atmaya değer cazibe merkezlerinden.

37.Neues Museum

Neues Museum Berlin

60 yıldır haraba halinde olan, bu yüzden de kimsenin ziyaret edemediği bir yer olan Neues Museum, bugün, geçmiş ve bugünü antik tarihi koleksiyonlarla harmanlayan olağanüstü mimari tasarımı sayesinde şehrin en ünlü cazibe merkezlerinden biri.

Dört ayrı seviyede 8000 metrekare alana sahip Neues Museum, yaklaşık 9000 tarihi eseri sergiliyor. Tüm bu eserler arasında, Berlin’in en gıpta ile bakılanı, yıllar içinde şehrin kültürel bir sembolü haline gelen Nefertiti Büstü. Mısır Müzesi’nde Kraliçe’nin hayranlık uyandıran benzerliğinin yanı sıra mumyalar, heykeller ve lahitler de bulunur.

Truva ve Neandertal kalıntıları, binanın devasa merdiven boşluklarının ve yankı odalarının etrafına yerleştirilmiş

Neues Müzesi, Mısır Müzesi’ne ev sahipliği yapmaktadır. Üç kata bölünmüş 3.600 metrekare boyunca sergilenen 2.500’den fazla nesneye sahip. Muhtemelen galerinin en önemli bölümü burasıdır. Çok sayıda mumyayı, cenaze törenlerinde kullanılan cenaze figürlerini ve benzersiz bir ortamda sergilenen çok sayıda nesneyi burada görebilirsiniz.

38.Gemäldegalerie

Gemäldegalerie Berlin

Botticelli’den Rembrandt’a ve Dürer’e kadar dünyaca ünlü sanatçıların eserlerini görebileceğiniz Gemäldegalerie (Resim Galerisi), ilk kez 1830 yılında açılmış.

Toplamda 3500 sanat eserine ev sahipliği yapan galeri, günümüzde Berlin’deki en iyi müzelerden biri olarak kabul ediliyor. Sanat aşığı herkesin keyifli zaman geçirebileceği müze, şehir merkezinden çok kolay bir şekilde ulaşabileceğiniz bir konumda bulunuyor.

Gemäldegalerie, dünyanın en iyi sanat müzelerinden biri olarak kabul ediliyor. Galeri, 13. yüzyıldan 18. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa resimlerini, herhangi bir zamanda sergilenen binden fazla Eski Usta’nın eseriyle kapsıyor. Koleksiyon özellikle erken dönem Alman ve Hollanda resimlerini, İtalyan Rönesans resimlerini ve 17. yüzyıl Hollanda resimlerini kapsıyor.

39.Tränenpalast

Tränenpalast Berlin

Doğu’dan Batı Berlin’e gitmek üzere ayrılan insanlar için bir terminal olan Tranenpalast (Gözyaşı Sarayı), şimdi bir müze ve tarihi olarak korunan bir anıt olarak hizmet veriyor.

Bahnhof Friedrichstraße’nin bitişiğindeki bu cam ve çelik binaya şimdi girildiğinde, 1962’deki inşaatından 1989’daki ‘Duvarın Yıkılışı’na kadar bu yapı aracılığıyla Alman Demokratik Cumhuriyeti’nden çıkmış olan herkesin adımlarını yeniden izlemek mümkün. Buradaki müze, bugünkü haliyle hala orijinal pasaport kontrol kutularını içeriyor. Burada daha önce Batı Berlinliler, Batı Almanlar, yabancılar, diplomatlar, transit yolcular ve Doğu Almanlar için ayrı kontrol noktaları kurulmuştu, ancak şimdi pasaport kontrol kutularından sadece biri sembolik olarak duruyor.

40.Berlin Wall Memorial (Gedenkstätte Berliner Mauer)

Berlin Wall Memorial

Bir zamanlar sınır şeridi olan yer şimdi bir anma yeri. Berlin Duvarı Anıtı, size Berlin’in bölünmesine dair bilgiler sunuyor.

Eski sınır şeridindeki büyük açık hava sergisi, tarihi ses materyalleri ve resimleri, bir ziyaretçi merkezi ve bir gözetleme kulesi bulunan dört alanı kapsıyor. Berlin Duvarı’nda, doğrudan Bernauer Straße’de sınır şeridi ve gözetleme kulesi bulunan 70 metrelik bir alan vardır. Enstalasyon, 80’lerin sonunda sınırın nasıl kurulduğunu gösteriyor ve ziyaretçilere bir zamanlar bir ülkeyi bölen inşaatın kalıcı izlenimini veriyor.

Dokümantasyon merkezindeki sergi, Bernauer Straße’nin diğer tarafında ve duvarın 1961’deki yapım tarihini gösteriyor. Beş katlı bir gözetleme kulesinden sınır kapısının kalan kısımlarını inceleyebilirsiniz. Alandaki Anıt Penceresi ise, Berlin Duvarı’nda vurulan veya ölen 130 kişiyi tasvir ediyor.

41.Berlin Yahudi Müzesi

Berlin Yahudi Müzesi

Alman-Yahudi tarihi hakkında birçok bilgiye sahip olabileceğiniz Berlin Yahudi Müzesi’nde, Orta Çağ’dan günümüze Almanya’daki Yahudilerin tarihini multimedya ve interaktif bir şekilde takip edebilir ve Yahudi kültürünün çeşitliliği hakkında fikir edinebilirsiniz.

Berlin Yahudi Müzesi’ne ulaşmanın en kolay yolu U-Bahn’dır. M29, M41 ve 248 numaralı otobüsler de müzenin yakınında durmaktadır. Berlin WelcomeCard ile giriş fiyatı üzerinden %25 indirimden yararlanabilirsiniz. Berlin Museum Pass satın alarak müzeyi art arda üç gün ücretsiz ziyaret edebilirsiniz.

Bu müzeyi ziyaret etmek için önceden kayıt yaptırmanız gerektiğini de unutmayın.

42.DDR Müzesi

DDR Müzesi Berlin

DDR Müzesi, Berlin’de 1949 ve 1990 yılları arasında Doğu Almanya’da günlük yaşamın nasıl olduğunu gösteren bir nesne ve mobilya koleksiyonuna ev sahipliği yapan popüler bir müzedir.

Sergiler, Doğu Almanların yaşamını zengin ayrıntılarla gösteriyor. Müze çok deneyimseldir, örneğin ziyaretçiler bir Trabant’a (en ünlü Doğu Almanya arabası) binebilir veya dönemin kıyafetlerini deneyebilir ve şeker, ilaç ve bazı güzellik ürünlerini bile içeren rekreasyonlarda dolaşabilirler. Müze ayrıca mutfağı, banyosu ve oturma odası olan bir Doğu Alman evinin rekreasyonunu da içeriyor.

43.Treptower Parkı

Treptower Parkı Berlin

Berlin’deki en iyi parklardan biri olan Treptower Park, Spree Nehri kıyılarında uzanan 207 dönümlük büyük bir parktır. Park, en çok Nisan ve Mayıs 1945’te Berlin Savaşı sırasında hayatlarını feda eden 80.000 kişinin anısına 1949’da tasarlanıp inşa edilen Sovyet Savaş Anıtı ile tanınır. Her yaştan ziyaretçinin keyifli zaman geçirebileceği parklardan biri ve şehir gürültüsünden uzaklaşmak için gidebileceğiniz en güzel ve en özel spotlardan biri.

Nehir kenarındaki patikada yola çıkmak yerine Alt-Treptow adlı caddeden karşıya geçerseniz, önce oyun oynamak ve güneşlenmek için büyük bir çim alana gelirsiniz. Parkın ortasında İkinci Dünya’dan sonra inşa edilen ve 5000 Sovyet askerinin mezarlığı olan Sovyet Savaş Anıtı bulunuyor. Hemen yanında, dünyanın en uzun kırılmalı teleskobuna sahip bir gözlemevi olan Archenhold Sternwarte yer alır.

44.Kaiser-Wilhelm-Gedächtniskirche

Kaiser-Wilhelm-Gedächtniskirche Berlin

Kaiser-Wilhelm-Gedächtniskirche, Berlin’deki en önemli anıtlardan biri. Batı Berlin’de, Charlottenburg semtinde bulunan bu kilise, 1895 yılında Kaiser Wilhelm tarafından inşa edilmiş ancak 1943’te II. Dünya Savaşı sırasında yıkılmış. Fakat Alman halkı bu kiliseyi restore etmek ya da yerine başka bir kilise inşa etmek yerine, II. Dünya Savaşı’nı anmak için bir anıt ilan etmişler.

Binanın arka tarafında, 1960 yılında çan kulesi olarak inşa edilmiş, mavi renkli pencereleri olan sekizgen bir yapı yer almaktadır. Şimdi bir hediyelik eşya dükkanı olarak hizmet veriyor. Kilise, Unter den Linden ile birlikte Berlin’in en önemli caddelerinden biri olan Kurfürstendamm’ın bir ucunda yer alıyor.

45.Berlin Olimpiyat Stadyumu

Berlin Olimpiyat Stadyumu

Bundesliga kulübü Hertha BSC’nin evi olan Berlin Olimpiyat Stadyumu, futbolun yanı sıra, üst düzey spor etkinliklerine ve konserlere de ev sahipliği yapıyor. 2006 yılında Dünya Kupası finaline ve 2009’da Atletizmde Dünya Şampiyonasına ev sahipliği yaptı.

Olimpiyat Stadı kompleksini ziyaret eden herkes, özellikle muhteşem manzarasıyla ünlü olan çan kulesi Glockenturm’u da kaçırmamalı. Buradan şehrin harika bir manzarasını seyredebiliyorsunuz. Stadyumu 1 saatlik turlar ile ziyaret edebilirsiniz. Bu turlarla soyunma odalarından tribüne kadar stadyumdaki en önemli bölümleri görebilirsiniz.

46.Berlin Filarmonisi

Berlin Filarmonisi

Sadece Berlin’in değil, tüm dünyanın en ünlü ve en iyi orkestralarından biri olan Berlin Filarmoni Orkestrası’na ev sahipliği yapan Berlin Filarmonisi de, Berlin’deyken göz atmak isteyebileceğiniz cazibe merkezlerinden. Dilerseniz buradaki konserlere de katılabilirsiniz.

Mimar Hans Scharoun tarafından tasarlanan konser salonunun sadece görünümü değil, mümkün olan en iyi akustiği sağlayan yenilikçi tasarımıyla iç mekanı da dünyaca ünlü oldu.

Geleneksel konser salonlarının aksine, Philharmonie’deki orkestra seyircilerle çevrili olarak mekanın ortasında oturuyor. Orkestranın arkasında şefin yüzünü görebileceğiniz koltuklar bile var. Oturma sıraları teraslar halinde düzenlenmiştir. Katlanmış duvarlar ve çadır benzeri tavan sayesinde 2.440 koltuğun her biri mükemmel bir ses deneyimi yaşıyor. Oda müziği salonu da bu yaklaşımı izler ve benzer bir yapıya sahiptir.

47.Alman Teknoloji Müzesi (Deutsches Technikmuseum)

Alman Teknoloji Müzesi, Berlin

Alman Teknoloji Müzesi, ilk kez 1983’te Ulaşım ve Teknoloji Müzesi olarak açılmış. 1996’da yeniden adlandırılmış ve farklı temalara sahip 100’ün üzerinde teknik koleksiyonun deposu haline gelmiş.

Deutsches Technikmuseum, birbirine bağlı beş binadan oluşan bir komplekste yer alıyor. Bazı sergiler yakındaki bir parkta ve yolun karşısındaki Bilim Merkezinde sergileniyor. Müzedeki bölümler arasında trenler, gemiler ve havacılık, tekstil, mücevherat, endüstriyel makineler, bilgisayarın tarihi ve gelişimi, fotoğrafçılık ve filmin tarihi ve biracılığın tarihi gibi farklı ulaşım biçimleri yer alıyor.

48.Kaufhaus des Westens (Kadewe)

Kaufhaus des Westens (Kadewe), Berlin'de ne yapılır

Almanya’nın en tanınmış alışveriş merkezi olan Kadewe, ayrıca 60.000 metrekarelik satış alanıyla Avrupa’nın en büyük mağazası. Hermès, Chanel, Gucci, Dior, Tiffany ve diğer birçok lüks markanın yanı sıra, yerel markaların mağazalarını da bulabileceğiniz bu avm, ayrıca öğle veya akşam yemeği için uğrayabileceğiniz yerlerden biri. Alışveriş merkezinin 6. katında fast food markalarının yanı sıra, Alman lezzetlerini sunan restoranları da bulabilirsiniz.

KaDeWe’nin geleneği, Adolf Jandorf’un Tauentzienstrasse ile Kurfürstendamm arasında lüks bir mağaza açıp Paris’ten en son moda trendlerini ve dünyanın dört bir yanından egzotik yiyecekleri Berlin’e getirdiği 1907 yılına kadar uzanır.

49.Museum für Naturkunde

Museum für Naturkunde, Berlin

Museum für Naturkunde (Doğa Tarihi Müzesi), Almanya’nın Berlin kentindeki en eski müzelerden biri. 1810’da kurulan bu müze, gezegenin oluşumundan organizmaların ve türlerin çeşitliliğine yol açan süreçlere ve olaylara kadar evrimi gösteriyor.

Berlin’deki Doğa Tarihi Müzesi size doğanın işleyişine dair heyecan verici bir bakış açısı sunuyor. Gezegenimizdeki yaşamın gelişimini bir turla takip edebilir ve evrimin getirdiği farklı yaşam formlarını keşfedebilirsiniz. Tarih öncesi hayvanlara, doldurulmuş kuşlara ve ünlü kutup ayısı Knut’a ve evrenin yaratılış tarihini derinlemesine incelemeyi de unutmayın.

Museum für Naturkunde’ye giriş ücreti, 10 dilde ücretsiz sesli rehber dahil kişi başı 8€’dur.

50.Mauerpark

Mauerpark Berlin

Berlin’deki pek çok insan bir Pazar günü kendilerini Mauerpark’ta (“Duvar Parkı”) bulur. Bir zamanlar Berlin Duvarı’nın bulunduğu alanı kaplayan devasa bir şehir parkı, şimdi şehrin en büyük bit pazarına, özel karaoke amfitiyatrosuna, spor tesislerine, grafiti duvarına ve etkileyici bir Fernsehturm (TV kulesi) manzarasına sahip. Popüler Prenzlauer Berg semtindeki konumu ve parti atmosferi, şehrin kaotik ruhunu mükemmel bir şekilde özetliyor.

Mauerpark, sadece dinlenebileceğiniz ya da piknik yapabileceğiniz bir park değil. Burada yapılacak çok fazla şey bulabilirsiniz. Yaz aylarında birçok müzik grubunun sahne aldığı yerlerden biri olduğu gibi, ilgi çekici birçok grafitiyi de yine bu parkta görebilirsiniz.

51.Berlin Hayvanat Bahçesi

Berlin Hayvanat Bahçesi

Ailece ziyaret edebileceğiniz en popüler Berlin cazibelerinden biri olan Hayvanat Bahçesi, Almanya’nın en eski hayvanat bahçesi ve 1.000’den fazla türden yaklaşık 20.000 hayvana ev sahipliği yapıyor.

Yine hayvanat bahçesindeki Aquarium Berlin, dünyanın en önemli halka açık akvaryumlarından biri.

Hayvanat bahçesinde büyük bir kedi evi, bir su aygırı evi ve bir gece hayvan evinin yanı sıra Avrupa’nın en büyük kuş evi bulunmaktadır. Berlin Hayvanat Bahçesi veya Almanca Zoologischer Garten, şehir merkezindeki etkileyici Tiergarten parkında 84 dönümlük alanı kaplıyor.

Hayvanat bahçesi 1844’te açıldı ve II. Dünya Savaşı’nda neredeyse tamamen yok edilmiş.

Tropikal ve yerel balıkları, timsahları, köpekbalıklarını ve böcekleri sergileyen 250 tankı vardır. Hayvanat bahçesi, Tiergarten’in güney kesiminde yer alır ve toplu taşıma araçlarıyla kolayca ulaşılabilir. Her gün açıktır, ancak ziyaret saatleri mevsime göre değişmektedir.

52.Deutsche Kinemathek (Museum für Film und Fernsehen)

Deutsche Kinemathek Berlin

Museum für Film und Fernsehen Berlin’de (Berlin Film ve Televizyon Müzesi) başlangıcından günümüze kadar Alman sinemasının tarihini gözlemleyebilirsiniz. 100 yılı aşkın Alman film tarihi ve Doğu ve Batı’daki 50 yılı aşkın televizyon tarihi burada sizi bekliyor.

Potsdamer Platz’daki Filmhaus’ta film ve televizyon tarihi koleksiyonlarını sergileyen müze, ziyaretçiye her iki medyanın yaratılışlarından günümüze heyecan verici gelişimi hakkında bir fikir veriyor.

Film ve Televizyon Müzesi, 100 yılı aşkın Alman film tarihini ve 50 yıllık Alman televizyon tarihini göstermektedir – bu konsept Avrupa’da benzersizdir. Serginin sahnelenmesi de aynı derecede muhteşem: aynalı salonlar, ışık enstalasyonları ve şaşırtıcı pasajlar, hareketli görüntülerin büyüleyici gücünü yakalıyor. Sergiler, Deutsche Kinemathek’in 1963’te kurulduğundan beri bir araya getirdiği zengin koleksiyonlardan yararlanıyor. Yıldızlar veya film ve televizyonla ilgili konularda dönüşümlü özel sergiler görülebilir.

53.Berlin Botanik Bahçesi

Berlin Botanik Bahçesi

Almanya’nın en eski botanik bahçesi olan Berlin Botanik Bahçesi, 17. yüzyılda çiçekler, şifalı bitkiler, sebzeler ve şerbetçiotu (kraliyet bira fabrikası için) için bir kraliyet bahçesi olarak kurulmuş.

Berlin-Dahlem Botanik Bahçesi’nde özel teşhirler, hizmet seraları ve yaklaşık 18.000 çeşit bitki içeren dönümlerce açık bahçe vardır. Ayrıca yaklaşık 1.850.000 referans örnekten oluşan büyük bir herbaryuma sahip bir botanik müzesi ve bir müze kütüphanesi bulunmaktadır.

54.Kurfürstendamm

Kurfürstendamm, Berlin'de ne yapılır

Halk arasında Ku’Damm olarak bilinen Kurfürstendamm, Unter den Linden ile birlikte Berlin’in en seçkin caddelerinden biri. Berlin’in en iyi alışveriş bölgelerinden biri olan Kurfürstendamm, Kaiser Wilhelm Memorial Kilisesi’nde başlar ve batıda Halensee bölgesine kadar yaklaşık 3 km uzanır.

Batı şehir merkezinin atan kalbi olan bu cadde, daha çok alışveriş için gidebileceğiniz yerlerden biri olsa da, ilgi çekici birçok cazibe merkezine, cafelere ve restoranlara da ev sahipliği yapıyor. Ayrıca şehrin kalbi olduğundan dolayı, diğer cazibe merkezlerinden buraya kolaylıkla ulaşabiliyorsunuz.

55.Landwehrkanal

Landwehrkanal, Berlin

Landwehr Kanalı, Tiergarten, Kreuzberg, Neukölln ve Charlottenburg bölgelerinden geçen yaklaşık 10 kilometrelik bir su hattıdır. Uzun, lüks kıyıları boyunca, Berlin’in özel atmosferinin keyfini burada çıkarabilirsiniz.

Landwehr Kanalı, Berlin’in ilk yapay su yoludur ve 19. yüzyıldan beri şehir manzarasının bir parçasıdır. Bu günlerde kanalın önemi temelden değişti. Charlottenburg ve Kreuzberg arasındaki mesafe, Berlin’in merkezindeki en önemli rekreasyon alanlarından biri haline geldi. Birçok yerde, kilometrelerce yürüyebileceğiniz veya koşabileceğiniz, nehir kıyısındaki yürüyüş yolları ve kanal kıyısındaki geniş bulvarlar vardır. İlkbahar ve yaz aylarında, bölge sakinleri ve turistler kanalın geniş çimenli kıyılarına akın eder ve güneşte ya da suyu kaplayan salkım söğütlerin altında dinlenirler.

Özetle Berlin’de Ne Yapılır ?

1.Socialist Fraternal Kiss: Honecker – Brezhnev

2.Wasserfall Viktoriapark

3.Teufelsberg

4.Oberbaum Köprüsü ve Sarı Tren

5.Haus Schwarzenberg

6.Hackesche Höfe

7.Holzmarkt 25

8.Molecule Man

9.Ludwig Erhard Haus

10.Marie-Elisabeth-Lüders-Haus

11.Gärten der Welt

12.Brandenburg Kapısı

13.Reichstag

14.Tiergarten

15.Berlin Zafer Sütunu (Victory Column)

16.Müzeler Adası

17.Bergama Müzesi

18.Deutsches Historisches Museum (Alman Tarihi Müzesi)

19.Katledilen Avrupalı Yahudiler Anıtı (Holokost Anıtı)

20.Unter den Linden

21.Gendarmenmarkt

22.Terörün Topoğrafyası (Topography of Terror)

23.Berliner Fernsehturm (Berlin TV Kulesi)

24.Berlin Katedrali

25.Alexanderplatz

26.Checkpoint Charlie

27.Charlottenburg Sarayı

28.Alte Nationalgalerie

29.Konzerthaus Berlin

30.Potsdamer Platz

31.Sony Center

32.East Side Gallery

33.Prenzlauer Berg

34.Kreuzberg

35.Markthalle Neun

36.Spandau Citadel

37.Neues Museum

38.Gemäldegalerie

39.Tränenpalast

40.Berlin Wall Memorial (Gedenkstätte Berliner Mauer)

41.Berlin Yahudi Müzesi

42.DDR Müzesi

43.Treptower Parkı

44.Kaiser-Wilhelm-Gedächtniskirche

45.Berlin Olimpiyat Stadyumu

46.Berlin Filarmonisi

47.Alman Teknoloji Müzesi (Deutsches Technikmuseum)

48.Kaufhaus des Westens (Kadewe)

49.Museum für Naturkunde

50.Mauerpark

51.Berlin Hayvanat Bahçesi

52.Deutsche Kinemathek (Museum für Film und Fernsehen)

53.Berlin Botanik Bahçesi

54.Kurfürstendamm

55.Landwehrkanal