Milano’da Ne Yapılır ? | Yapılacak En Güzel Şeyler

Lombardiya bölgesinin sevilen şehri Milano, İtalya’ya seyahat eden her turistin aklına gelen ilk şehir olmasa da, ülkedeki en çok ziyaret edilen şehirlerden biri. Avrupa’nın moda başkentlerinden biri olan, podyum sahnelerini aratmayan sokaklarıyla Milano, İtalya’nın diğer şehirlerinden biraz daha farklı ambiyansa sahip olmasıyla dikkat çekiyor. Daha çok alışveriş için tercih edilen bir şehir olarak lanse edilmiş Milano, aslında tarih ve sanatseverlere de eşsiz bir deneyim sunuyor.

Alışveriş ve moda temalı bu şehirde, sıkılmadan iki gününüzü yapılacak aktivitelerle geçirebiliyorsunuz. Sanatsa sanat, tarihse tarih, gece hayatı deseniz alası! ne ararsanız fazlasıyla Milano’da var.

Milano’da Ne Yapılır ? : En Popüler Aktiviteler

Milano’nun kalbinin attığı yer, Duomo’nun (Milano Katedrali) da bulunduğu tarihi merkez. Şehri keşfetmeye buradan başlayacak olursanız, Milano’daki hemen her turistik cazibe merkezine yürüyerek ulaşabilirsiniz. Milano kompakt bir şehir. Turistik yerler arası ulaşım da oldukça kolay. Fakat tarihi merkezin dışında da görülmeye değer çok sayıda cazibe merkezi olduğunu unutmayın.

Milano için iki günlük bir süre yeterli oluyor. Gece hayatı ve alışveriş için çok daha fazla planınız varsa, daha uzun süre konaklamayı da düşünebilirsiniz. Tarihi merkeze ve turistik noktalara yakın olmak için de Milano şehir merkezi sınırları içerisinde konaklamayı unutmayın. Otel tavsiyesi olarak da, merkezdeki 4 yıldızlı Hotel Milano Scala, 3 yıldızlı Hotel Milano Castello veya 1 yıldızlı Hotel Nuovo‘yu öneririz. Bu oteller, hem ana cazibe merkezlerine, hem de gece hayatına ve alışveriş noktalarına yürüme mesafesinde bulunuyor.



Booking.com

1.En Turistik 10 Yeri Görerek Başlayın

Milano’daki popüler instagram spotları ve az bilinen ilgi çekici yerlere geçmeden önce, şehrin ana cazibe merkezlerine göz attığınızdan emin olun. Eğer 1-2 günlük bir Milano gezisi planlıyorsanız, aşağıdaki 10 turistik yeri rahatlıkla görebilirsiniz. Bu ana cazibe merkezlerinin çoğuna girişler ücretli. Ayrıca yoğun sezonda çok uzun bilet satın alma kuyruklarına girmeniz gerekebiliyor. Bu yüzden, giriş biletlerinizi online olarak almayı da ciddi anlamda düşünün deriz.

1.1.Milano Katedrali

Milano Katedrali

Gotik tarzın nihai örneklerinden biri olarak kabul edilen Milano Katedrali, dünyanın en büyük dini yapılarından biri. Katedral, görkemli bir cepheye ve iç mekan süslemelerine sahip olsa da, en ilgi çeken bölümü çatı katı oluyor. 135 adet oyulmuş taş kulelerle kaplı olan çatı katından Duomo Meydanı’nın ve Milano’nun da eşsiz manzarasını seyredebilirsiniz.

Öne çıkan özellikler arasında kuzey transeptindeki Verdunlu Nicholas’ın yedi kollu bronz şamdanı, Gian Giacomo Medici’nin 16. yüzyıldan kalma mezarı ve mahzenden çıkan sekizgen Borromeo Şapeli’ndeki San Carlo Borromeo’nun mücevherli altın kutsal emaneti yer alıyor.

1386 yılında yapımına başlanan Milano Katedrali’nin yapımı yaklaşık 500 yıl sürmüş. Bu mimari harikası, Roma’daki Aziz Petrus Katedrali ve Sevilla Katedrali’nden sonra dünyanın üçüncü büyük katedrali olma ünvanına da sahip.

Milano Katedrali şehrin ana cazibe merkezi olduğundan, içeri girmek için her zaman (genellikle 1 saatten fazla) sırada beklemeniz gerekiyor. Daha kısa sürede sırada beklemek istiyorsanız katedral açılmadan yarım saat önce buraya gelmeyi düşünebilirsiniz. Biletiniz online olarak alacak olursanız, en azından bilet satın alma kuyruğuna girmemiş olursunuz. Ayrıca biraz daha fazla ücret ödeyerek rehberli turları satın almayı da düşünebilirsiniz. Rehberli tur satın alacak olursanız, hem bilet kuyruğuna hem de içeri girmek için sıraya girmek zorunda kalmazsınız.

1.2.Santa Maria delle Grazie Kilisesi

Santa Maria delle Grazie Kilisesi, Milano'da ne yapılır

Şüphesiz Milano’nun en ünlü kilisesi olan Santa Maria delle Grazie, şimdiye kadar yapılmış en güzel şaheserlerden biri olan Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosuna ev sahipliği yapmasıyla tanınır. İsa Mesih’in son yemeğini temsil eden bu tabloyu görmek, Milano’da mutlaka yapılması gereken şeylerden biri.

Kilise, Milano Dükü Francesco I Sforza’nın emriyle 1497 yılında inşa edilmiş. Kilise, şehir merkezinin batısında elverişli bir konuma sahip, M1 ve M2 metroların yanı sıra tramvayla kiliseye ulaşabilirsiniz.

Santa Maria delle Grazie Kilisesi’nin en güzel yanı da girişlerin ücreti olması. Ancak Leonardo da Vinci’nin Son Akşam Yemeği tablosunu görmek istiyorsanız önceden rezervasyon yaptırmanız gerekiyor.

1.3.Grand Galleria Vittorio Emanuele II

Grand Galleria Vittorio Emanuele II, Milano

Giuseppe Mengoni tarafından tasarlanmış ve 1865-1877 yılları arasında inşa edilmiş olan Vittorio Emanuele II Galerisi, yerel halkın cafelerinde bir şeyler içmek ya da restoranlarında bir şeyler yemek için gittiği cazibe merkezlerinden biri olsa da, daha çok alışveriş seçenekleriyle turistlerin ilgisini çekiyor. Burada, dünyaca ünlü markaların mağazalarını bulabileceğiniz gibi yerel markalara ait mağazaları da bulabilirsiniz.

İtalya’da modern mimarinin başlangıcına işaret eden yapı, bugün 19. yüzyıl endüstriyel demir ve cam konstrüksiyonunun muhteşem bir örneği olarak duruyor.

Milano’nun kalbinin attığı yerlerden biri Piazza del Duomo’da bulunan bu alışveriş merkezi, muhteşem pasajları ve cam ve demirden yapılmış kubbesiyle Milano’nun en çok fotoğrafı çekilen turistik yerlerinden biri. Prada, Gucci, Louis Vuitton, Bernasconi Argenteria ve Borsalino gibi lüks markalarla ilgileniyorsanız burası, gitmeniz gereken yer.

1.4.Pinacoteca di Brera Müzesi

Pinacoteca di Brera Müzesi, Milano

1651 ve 1773 yılları arasında inşa edilmiş ve Rönesans tarzıyla ilgi çeken Brera Sarayı, aslen bir Cizvit kolejiymiş. 1776 yılından sonra ise, Accademia di Belle Arti, yani Güzel Sanatlar Akademisi olmuş. Bir kütüphane ve gözlemevinin yanı sıra, İtalya’nın en iyi sanat müzelerinden biri olan Pinacoteca di Brera’yı içeriyor.

Geniş bir İtalyan sanatı koleksiyonu içeren Brera Sanat Galerisi veya Müzesi, Raphael’in Meryem’in Evliliği, Bellini’nin Pieta’sı, Rubens’in Son Akşam Yemeği ve Correggio’nun Magi’nin Tapınması gibi dünyaca tanınan eserlere ev sahipliği yapıyor.

Hem Sforzesco Kalesi hem de Piazza del Duomo’nun yakınında bulunan müzeye şehrin birçok noktasından yürüyerek ulaşabilirsiniz.

1.5.Sant’Ambrogio Bazilikası

Sant'Ambrogio Bazilikası, Milano

Sant’Ambrogio Bazilikası, Milano’da doğan ve şehrin koruyucu azizi olan St. Ambrose tarafından 386 yılında kurulmuş. Basit bir Romanesk tasarıma sahip bu kilisenin tarzı, kuruluşundan bu yana pek değişmemiş ve yerel halk için bir odak noktası olarak hizmet ettiği için de Milano şehri onun etrafında inşa edilmiş.

Milano tarihi ve onun dini önemi hakkında iyi bir fikir veren Sant’Ambrogio Bazilikası, Lombard Romanesk mimarisinin harika bir örneği olarak kabul ediliyor.

Farklı yüksekliklerde 2 tuğla kulesi ve güzel atriyumu ile bazilikanın dışı oldukça ilgi çekiyor. İç mekandaki Stilicon lahitini ve Aziz Ambrose, Aziz Gervasus ve Aziz Protasus’un kalıntılarının bulunduğu mahzeni gördüğünüzden de emin olun.

1.6.Sempione Parkı

Sempione Parkı, Milano

Milano’nun önde gelen parklarından biri olan Parco Sempione, Sforzesco Kalesi’nin hemen arkasında yer alıyor. Aslen 1888’de kurulan park 95 dönümlük bir alanı kaplıyor ve barış kemeriyle dikkat çekiyor. Ayrıca park, birçok heykel ve süslü çeşme ile birlikte sayısız yürüyüş yolu, bisiklet yolu ve ağaçlık alan içerir.

Sempione Parkı’nda müze ve şehrin panoramik manzarasını sunan devasa bir gözetleme kulesi olan Torre Branca’yı da bulabilirsiniz.

Milano’nun yoğun trafiğinden ve gürültüsünden uzaklaşmak için gidebileceğiniz yerlerden olan park, yaz aylarında çok sayıda konsere de ev sahipliği yapıyor.

1.7.Milano Arkeoloji Müzesi

Milano Arkeoloji Müzesi

Antik Milano’nun tarihine adanmış Arkeoloji Müzesi, İtalyanca Museo Civico Archeologico olarak da biliniyor ve Monastero Maggiore di San Maurizio’nun sekizinci yüzyıl manastırında yer alıyor. Müzenin ilk bölümü antik Mediolanum’un tarihini detaylandırırken, bodrum katında yer alan ikinci bölümde çeşitli sanat eserleri ve heykeller yer alıyor.

Orta Çağ, Etrüsk uygarlığı ve ayrıca eski Yunanlıların etkileri de dahil olmak üzere Milano’nun birçok çağını kapsayan müze, Milano’nun en çok ziyaret edilen turistik noktalarından biri.

1.8.Teatro alla Scala

Teatro alla Scala, Milano'da ne yapılır

Dünyanın en prestijli opera binası olarak kabul edilen La Scala Tiyatrosu, sade bir dış mimariye sahip olsa da, iç mekan oldukça süslü ve gösterişli bir şekilde dekore edilmiş. İç mekanı görmek istiyorsanız konserlerden birine katılabilir ya da turlara katılabilirsiniz. Bir konser, opera veya bale gösterisine katılmak isterseniz, biletlerinizi doğrudan resmi web sitesinden satın alabilirsiniz.

Aynı binada, La Scala’da performans sergileyen ve eserleri sergilenen Verdi, Rossini ve diğer büyük isimler de dahil olmak üzere, önemli performanslardan kostüm koleksiyonu ve tarihi ve kişisel hatıraları bulacağınız Museo Teatrale alla Scala bulunuyor.

1.9.Sforzesco Kalesi / Şatosu

Sforzesco Kalesi, Milano

15. yüzyılda o zamanlar şehrin efendisi olan Francesco Sforza için inşa edilmiş olan Sforzesco Kalesi, Visconti ve İspanyollar da dahil olmak üzere Milano’nun yönetici aileleri için konut olarak kullanılmış. Yüzyıllar boyunca birçok yeniden yapılanma geçiren kale bugün Antik Sanat Müzesi, Müzik Aletleri Müzesi, Sanat Galerisi ve Mantegna, Canaletto ve Tintoretto gibi ünlü sanatçıların eserlerinin bulunduğu Pinacoteca gibi 12 farklı müzeye ev sahipliği yapıyor.

Piazza del Duomo’dan Via Dante’ye girerseniz, doğrudan Milano’nun bir başka ikonik anıtı olan Sforzesco Kalesi’nin ana girişine ulaşırsınız. Birçok kez yıkılıp yeniden inşa edilen bina, Rönesans döneminde Leonardo DaVinci atölyelerine ev sahipliği yapmasıyla ünlü.

Resim galerisi Bellini, Correggio, Mantegna, Bergognone, Foppa, Lotto, Tintoretto ve Antonello da Messina’nın resimlerini içerir. Castello’nun iki arka avlusu arasında, başlangıçta Milan düklerinin bahçesi ve daha sonra bir askeri eğitim alanı olan parka bir geçit açılıyor.

Kale kompleksinde yer alan müzeler ;

Antik Sanat Müzesi: Bu müze, Sforza ailesinin Antik Çağ, Orta Çağ ve Rönesans dönemi gibi çeşitli dönemlere ait çok değerli fresklerini ve heykellerini barındırıyor. Müzenin öne çıkanları arasında Michelangelo’nun son ve bitmemiş eseri olan Rondanini Pietà yer alıyor.

Pinacoteca del Castello Sforzesco: Bu sanat koleksiyonu, on üçüncü ve on sekizinci yüzyıllar arasında yaratılan 1.500’den fazla sanat eserinden oluşuyor.
Müzik Aletleri Müzesi: Bu müze, dünyanın her yerinden ilginç enstrümanlar içerir.

Mısır Müzesi: Mısır Müzesi, heykeller, mumyalar, lahitler ve ölüm maskeleri dahil olmak üzere Mısır’dan çeşitli nesneler barındırmaktadır.

Milano Arkeoloji Müzesi: Bu müze, Neolitik dönemden Romalılaşma dönemine kadar Lombardiya’da yaşamış ana kültürlere ait nesneleri ve öğeleri içerir.

Uygulamalı Sanatlar Koleksiyonu: Müze çömlekçilerin, heykeltıraşların, döşemecilerin ve dokumacıların çalışmalarını sergiliyor.

Antika Mobilya ve Ahşap Heykel Müzesi: Müzede 15. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan antika eserler sergilenmektedir. Mobilyalar, birkaç dönemi temsil eden çeşitli odalarda sergilenmektedir.
Castello ayrıca Rondanini Müzesi, Madalya ve Numistica Koleksiyonu, Leonardo da Vinci’nin “Sala delle Asse”, çizim koleksiyonu ve “Achille Bertarelli” gravür koleksiyonu gibi diğer sergilere de ev sahipliği yapıyor.

1.10.Leonardo da Vinci Bilim ve Teknoloji Müzesi

Leonardo da Vinci Bilim ve Teknoloji Müzesi, Milano

Eski bir Olivetan manastırında yer alan müze, ilk bilim adamlarının çalışmalarından modern zamanlara bilim ve teknoloji tarihini sergiliyor. Da Vinci’nin çizimlerinden yaratılan icatlarının ve makinelerinin çoğunun çalışan modellerinin bulunduğu Leonardo da Vinci Galerisi özellikle ilgi çekicidir.

Fizik sergilerinde Galileo, Newton ve Volta tarafından kullanılan cihazlar bulunur ve optik, akustik, telgraf, ulaşım, nakliye, demiryolları, uçak, metalurji, motorlu taşıtlar, zaman tutma ve kereste ile ilgili bölümler vardır. Toplamda 15.000’den fazla teknik ve bilimsel nesne, İtalyan bilim, teknoloji ve endüstrisinin tarihini temsil ediyor.

2.Brera Bölgesinde Konaklayın

Brera Bölgesi, Milano'da ne yapılır

Milano’da henüz nerede konaklayacağınıza karar vermediyseniz, şehrin en sevilen bölgelerinden biri olan Brera’da kalmayı düşünebilirsiniz. Brera, aslında Centro Storico bölgesinin bir parçasıdır ve Milano’nun en iyi butiklerinden, restoranlarından, özel mağazalarından ve sanat galerilerinden bazılarına sahip olmasıyla ilgi görüyor.

Brera ayrıca, 18. yüzyıla kadar uzanan ve dünyanın dört bir yanından çiçekler ve bitkilerle dolu olan Milano Botanik Bahçesi’nin yanı sıra büyüleyici bir şifalı bahçenin de bulunduğu yerdir.

Şehir merkezinin hemen kuzeybatısında yer alan Brera, nispeten seyrek araba trafiği ve mağazaların, restoranların ve barların keyfini çıkaran yerel halk ve turistlerin ve muhtemelen şehrin en önemli sanat müzesi olan Pinocotera de Brera’nın olduğu popüler bir bölge. Brera, Castello Sforza, Park Sempione ve Milano Katedrali gibi Milano’nun en etkileyici cazibe merkezlerine de yakın.

Brera’nın en iyi ve en popüler otellerinden bazıları ise ; 5 yıldızlı Bulgari Hotel Milano, 4 yıldızlı Hotel Milano Scala, 3 yıldızlı bir daire olan Residenza Fiori Oscuri ve Be Mate Via Tivoli‘dir.

3.Popüler Instagram Spotlarını Ziyaret Edin

Milano’da göz atmaya değer çok sayıda Instagramlanabilir yer bulunuyor. Bunların çoğu tarihi şehir merkezinde, kolay ulaşabileceğiniz konumlarda bulunuyor olsa da, bazıları, şehir merkezinin dışında yer alıyor. Tüm instagram spotlarını ziyaret etmeseniz bile, zamanınız varsa, şehrin en çok fotoğrafı çekilen aşağıdaki cazibe merkezlerini gördüğünüzden emin olun deriz.

3.1.Katedral Çatı Katı

Katedral Çatı Katı

Milano Katedrali’nin çatı katı, şehirdeki en sevilen Instagram spotlarından biri. Buradan, hem katedrali hem de şehri çok daha iyi bir şekilde görebiliyorsunuz. Çatıya çıkmak biraz meşakkatli olsa da, yine de göreceğiniz manzaraya kesinlikle değecektir. Katedralin çatısını görmek ücretli. Biletlerinizi online olarak satın alacak olursanız, uzun bilet kuyruklarına girmek zorunda kalmazsınız. Katedralin çatısı daha çok gün batımı saatlerinde aşırı kalabalık oluyor. Eğer gün batımını seyretmeyi düşünmüyorsanız, çatıya sabahın erken saatlerinde çıkın deriz. Böylece çok daha rahat bir çatı gezisi yapabilirsiniz.

3.2.Bosco Verticale

Bosco Verticale, Milano

2014 yılında açılan ve açıldığı günden günümüze Milano’nun en önemli cazibe merkezlerinden biri olan Bosco Verticale adlı bu kule, konsollu balkonlarla dolup taşan ve yaklaşık 900 ağaç ve 2.000’den fazla çalı ile dikilmiş 27 katlı iki yüksek konuttan oluşuyor.

Bosco Verticale’nin geniş yeşillikleri, apartman sakinlerine yazın gölge ve kışın filtrelenmiş güneş ışığının yanı sıra daha temiz hava ve azaltılmış gürültü kirliliği sağlar.

3.3.Pirelli HangarBicocca

Milano, italya

Çağdaş bir sanat müzesi ve kültür merkezi olmasının yanı sıra etkinlikler ve konferanslar için de bir mekan olan Pirelli HangarBicocca, eski bir endüstriyel depoda 2004 yılında açılmış. Milano’nu en çok fotoğraflanan cazibe merkezlerinden biri olmasının yanında, bazı mükemmel eğitim programlarına ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapıyor.

Geçici sergiler, akıllıca seçilmiş çağdaş retrospektifleri içerir, ancak asıl ilgi çekici olan, Alman sanatçı Anselm Kiefer’in kalıcı bir enstalasyonudur.

3.4.Piazza Gae Aulenti

Piazza Gae Aulenti, Milano

César Pelli’nin sarmal gökdelenine, Herzog & de Meuron’un çağdaş “serasına” ve Stefano Boeri’nin asma bahçelerle süslenmiş yüksek apartman bloklarına ev sahipliği yapan Porta Garibaldi ile Porta Nuova arasındaki Piazza Gae Aulenti, Milano’nun en popüler turistik cazibe merkezlerinden biri. Çok sayıda restoran, cafe, bar ve alışveriş noktalarına sahip olduğu gibi, şehrin en sevilen Instagram spotlarından biri.

8 Aralık 2012 tarihinde açılışı yapılan ve ünlü İtalyan mimara adanan Piazza Gae Aulenti, Milano’nun en modern bölgesinin merkez üssü. Meydan, gerçekten şaşırtıcı çeşitli binalarla çevrilidir. En etkileyici olanı, İtalya’daki en yüksek gökdelene (231 metre yükseklik) sahip Unicredit Tower kompleksidir.

3.5.Brera Sokakları

Brera Sokakları, Milano'da ne yapılır

Brera bölgesi birçok fotojenik, dar sokaktan oluşur. Bu tipik İtalyan sokakları, renkli evler ve çiçeklerle süslenmiş balkonlarla kaplı. En Instagramlanabilir yerleri bulmanın en iyi yolu, sadece dolaşmaktır! Bu mahalle, keşfedilmeyi bekleyen gizli mücevherlerle dolu. Bir yerden başlamak isterseniz, en sevdiğim caddelerden biri Via del Carmine’yi önerebilirim.

4.Alışveriş İçin Golden Triangle’a Uğrayın

Golden Triangle, Milano'da yapılacak şeyler

Golden Triangle, Milano’nun ünlü alışveriş caddeleri Via Monte Napoleone, Via della Spiga ve bunların arasından geçen Via San’t Andrea, Via Gesù, Via Borgospesso’ya verilen addır. Ülkenin ünlü tasarımcı mağazalarına ev sahipliği yapan bu caddelere alışveriş yapmayı planlamıyorsanız dahi uğrayın deriz. Şehrin en iyi ve en havalı cafelerini, restoranlarını ve barlarını bulabileceğiniz bu caddelerde, ayrıca birkaç tarihi yapıyı da görebilirsiniz.

Milano dünyanın moda başkentiyse, Quadrilatero d’Oro bölgesi de bu canlı ve şık şehrin atan kalbidir. Uzun zamandır dünyanın en önemli moda merkezlerinden biri olarak kabul edilen ve Milano’nun en seçkin mağaza ve atölyelerine ev sahipliği yapıyor. Bu alanın her santimi en iyi özel tasarım ürünlerle dolu ve Armani, Salvatore Ferragamo, Prada, Versace ve Valentino dahil olmak üzere üst düzey markaları bulabileceğiniz yer.

5.Grafitilerle Kaplı Isola Bölgesi’ni Keşfedin

Isola Bölgesi, Milano'da yapılacak şeyler

Pek çok barı, modaya uygun restoranı ve çağdaş mimarisiyle tanınan Isola, Milano’nun kalabalığından ve gürültüsünden uzaklaşmak için gidilebilecek en güzel mahallelerden biri.

19. yüzyıldan kalma eski işçi sınıfı bölgesi olan Isola, şimdi sokak sanatı ve bazı büyüleyici binalarla dolu canlı bir yerleşim bölgesi olarak hizmet veriyor. Isola’yı ziyaret etmenin en keyifli yanlarından biri, esasen yerel sanatçılar tarafından yaratılan eklektik sokak sanatını görmektir. Canlı, yaratıcı ve bazen gerçeküstü parçalar var. Isola ve Garibaldi istasyonunu birbirine bağlayan yer altı tünelinde yürüyün ve yerel bir sanat okulu tarafından yaptırılan duvar resimlerini burada fazlasıyla görebilirsiniz.

Şehir merkezinin hemen kuzeyindeki Isola, Milano’nun biraz sıra dışı, biraz yenilikçi ve tamamen doğal mahallesidir. Daha çok sokak sanatıyla ilgi görüyor olsa da, cafeleri, barları ve birbirinden leziz yemekler sunan restoranlarıyla bir öğleden sonrayı geçirmek için en güzel yerlerden biri.

6.ATMosfera Deneyimi Yaşayın

Milano, italya

Tram Ristorante ATMosfera, hareketli bir tramvayda akşam yemeği deneyimi sunan hareket halinde bir restoran. Oldukça popüler. Ayrıca akşam yemeğinizi yerken şehri de seyredebiliyorsunuz.

ATMosfera, Milano’nun uluslararası üne sahip şefler tarafından hazırlanan geleneksel yemeklerini tadarak öğle yemeğinin, romantik bir akşam yemeğinin veya bir iş toplantısının tadını çıkarmak için ideal bir ortamdır. Şehirdeki diğer restoranlara nazaran biraz daha pahalıdır, fakat eşsiz bir deneyim olacağı için kesinlikle yapılacaklar listenizde olmalı.

Her iki tramvay da üç çeşit menü sunuyor: Et, Balık ve Vejetaryen. İki ATMosfera tramvayı, rezervasyon ile tüm yıl boyunca haftanın 7 günü çalışır.
Geleneksel yemek servisi saat 20:00’de (tram ATMosfera 1) ve 20:30’da (tram ATMosfera 2) başlar ve yaklaşık 2 buçuk saat sürer.

7.Ucuz Yemekler İçin Chinatown’a Gidin

Çin Mahallesi, Milano

Avrupa’daki diğer Çin Mahallelerine nazaran biraz daha küçük olan Milano Chinatown, özellikle Asya mutfağı sevenlerin uğramak isteyebileceği yerlerden biri. Bu bölgedeki yemek fiyatları şehrin geneline göre çok daha uygun. Ayrıca burada yeme içmenin yanı sıra birçok küçük butik mağaza ve hediyelik eşya dükkanlarını da bulabilirsiniz.

İtalyanca’da Quartiere Cinese olarak bilinen Milano’nun Çin Mahallesi, İtalya’nın en eski ve en büyük Çin bölgesidir. Bu yaya bölgesi, ana caddesi olarak kabul edilen Paolo Sarpi üzerinden merkezin üzerine uzanır ve Bramante, Aleardi ve Niccolini üzerinden yakındaki bölgeye ulaşarak şehir içinde gerçek bir şehir oluşturur. Şehirde ister uzun bir süre ister sadece birkaç gün kalmayı planlıyor olun, bu çok etnik gruptan oluşan bölgede bir gezinti, Milano’nun daha az bilinen içgörülerini keşfetmenin ilginç bir yoludur.

Bu canlı ve dinamik bölge, pitoresk Brera, tarihi şehir merkezi ve Porta Nuova bölgesinin fütüristik binaları gibi Milano’nun bazı önemli mekanlarından sadece birkaç adım uzaklıktadır. Milano’nun Çin mahallesi, sakin bir yürüyüş yapmak veya yolun her iki tarafındaki parlak vitrinlerde sergilenen tipik ürünlere göz atmak için ilginç bir mekandır. Arnavut kaldırımlı kaldırımlı yaya yolları ve üç katlı evleri, geleneksel Çin süslemeleri sayesinde güçlü bir Doğu kişiliğine sahip olsa da bölgeye retro bir cazibe katıyor.

8.Bisiklet Turuna Çıkın

Bisiklet Turu, Milano'da ne yapılır

Milano, bir Amsterdam ya da Kopenhag kadar olmasa da, bisiklet dostu şehirlerden biri. Bisiklet turlarıyla rehber eşliğinde şehrin öne çıkan cazibe merkezlerinin çoğunu kısa sürede görebiliyorsunuz. Milano’yu özellikle yaz aylarında ziyaret ediyorsanız, bisiklet turu şehri en kolay şekilde keşfetmek için tercih edebileceğiniz en iyi yol.

9.Günübirlik Como Gölü Gezisi Yapın

Como, italya

Milano’da yeteri kadar zamanınız varsa, yakındaki Como Gölü’ne günübirlik bir gezi kaçırılmamalı. Tepeler ve pitoresk kasabalarla çevrili Como Gölü, uzun zamandır Milan sakinleri için favori bir hafta sonu yeri ve popüler bir balayı yeri olmuştur.

Como, Bellagio ve Tremezzo kasabaları Como Gölü’nün sınırındadır ve görülmeye değerdir. Yaz aylarında kasabalar arasında düzenli tekne turları var. Ayrıca Milano’dan Como’ya trenlerle 1 saat gibi kısa bir sürede gidebiliyorsunuz.

Como, Milano’ya nazaran daha pahalı, özellikle konaklama fiyatları. Ancak romantik bir İtalya tatili yapıyor ve Milano’dan sonra hala zamanınız varsa Como’ya gidip 1-2 gün kalmayı bile planlayabilirsiniz. Eğer yeteri kadar bütçeniz yoksa, sabah gidip akşam dönmekte yeterli olabilir.*-

10.Torre Branca’dan Milano’nun Manzarasını Seyredin

Milano, italya

108,6 m yüksekliğindeki Torre Branca, Milano’nun en yüksek onuncu yapısı. İlk olarak 1933 yılında mimar Giò Ponti tarafından inşa edilen kule, Branca likör şirketi tarafından yapılan yapısal revizyon sayesinde 2002 yılında yeniden açıldı. Parco Sempione’nin üzerinde yükselen kule, Milano’nun başlıca simge yapılarının, Duomo’nun, Castello Sforzesco’nun ve Arco della Pace’in muhteşem manzaralarını sunar. Açık bir günde panorama Alpler’e, Appennines’e ve Po Vadisi’ne kadar uzanır.

11.San Lorenzo Bazilikası’nın İçine Göz Atın

San Lorenzo Bazilikası, Milano

Milano’daki en önemli dini yapılardan biri olan San Lorenzo Bazilikası, Milano merkezinin güneybatı kesiminde yer alan bir katolik kilisesi olarak hizmet veriyor. Milano’nun en eski kiliselerinden biri olan Bazilika, 402 yılında kurulmuş ve orijinal yapısını büyük ölçüde koruyor.

Ana giriş, bir dizi sütun dizisiyle çevrelenmiş ve avluda İmparator Maximian’ın bir heykeli yer alıyor. İç mekanda fantastik bir yüksek sunak ve ayrıca bazı güzel tavan resimleri ve mozaiklerin bulunduğu Saint Aquilino şapeli yer alıyor.

Kilisenin içi mermer ve etkileyici mozaiklerle dekore edilmiş. Kilisenin önündeki meydanda Colonne di San Lorenzo (Aziz Lawrence Sütunları), antik Milano’dan üçüncü yüzyıldan kalma on altı sütun ve Roman Mediolanum bulunuyor.

12.Gece Hayatı İçin Navigli Bölgesi’ne Gidin

Navigli, Milano'da ne yapılır

Gündüzleri butikler ve sanatçı atölyeleri, restoranlar ve sık sık düzenlenen festivallere ev sahipliği yapan Navigli bölgesi, geceleri şehrin en hareketli yerine dönüşüyor. Milano’da gece hayatı için bir planınız varsa, Navigli, olmak isteyeceğiniz yer. Çok sayıda bara, gece kulübüne ve eğlence mekanına ev sahipliği yapan bölge, ayrıca şehirdeki en çok fotoğrafı çekilen yerlerden biri.

Navigli bölgesindeki kanallar, başlangıçta mal ve yolcu taşımacılığının yanı sıra sulama için kullanılan insan yapımı gezilebilir kanallardı. Geçmişte, şehrin neredeyse asfalt altında görünmeyen su yollarıyla çaprazlamasına kesiştiği, karayla çevrili bir Venedik gibi olduğu söylenir. Eskiden şehri boydan boya geçen kilometrelerce uzunluktaki kanallardan geriye sadece iki ana su yolu kaldı: Naviglio Grande ve Naviglio Pavese. Aralarındaki alan ve yakınsama noktaları olan Darsena, artık şık ve çoğu zaman gizli noktalarla dolu gelecek vadeden bir mahalle.

13.Chiesa di San Maurizio al Monastero Maggiore’deki Freskleri Görün

Chiesa di San Maurizio al Monastero Maggiore, Milano

Castello Sforzesco ve Duomo’ya birkaç dakikalık yürüme mesafesindeki San Maurizio al Monastero Maggiore Kilisesi, Milano’nun en önemli cemaati olan Benedictines’in kadın manastırının bir parçası olarak kurulmuş. Şu anda San Maurizio al Monastero Maggiore Kilisesi mükemmel bir koruma durumundadır ve manastır, Milano Arkeoloji Müzesi’nin genel merkezine ev sahipliği yapıyor. Duvarlar mükemmel bir şekilde korunmuş olağanüstü 16. yüzyıl freskleriyle kaplıdır. Zaten kilisenin öne çıkan en önemli özelliği de bu fresklerdir.

San Maurizio kilisesi, kendine özgü merkezi bölümü ve duvarlarındaki devasa freskler sayesinde şehrin en özel dini mekanlarından biridir.

Vaktiniz varsa, Milano Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapan manastırın geri kalanını ziyaret etmeyi de unutmayın.

14.İtalyan Lezzetlerini Deneyin

Milano, İtalya

Lombardiya’nın başkenti Milano, hem popüler İtalyan lezzetlerini hem de Lombardiya’ya has lezzetleri bulabileceğiniz birbirinen kaliteli restoranlara ev sahipliği yapıyor.

İtalya’nın geri kalanından farklı olarak Milano’da zeytinyağı ve domatese dayalı yemekler bulamazsınız. Bunun yerine restoranlarda kremalı risotto, tereyağında kızartılmış dana pirzola, dana ve mortadella köftesi, işkembe ve fasulye çorbası servis ediliyor. Milano’dayken başlıca denenmesi gereken lezzetlerden bazıları ;

Risotto alla Milanese, Minestrone Milanese, Piadina, Mondeghili, Busecca, Cotoletta alla Milanese ve Ossobucco’dur.

15.Müzeleri Ziyaret Edin

Milano, italya

Müzeler söz konusu olduğunda Milano, en az diğer popüler İtalyan şehirleri kadar zengindir. Uzun edebi, sanatsal, müzikal ve bilimsel geleneği, şimdi önemli koleksiyonlarda yer alan etkileyici sayıda eseri geride bıraktı. Milano’nun Müze ağı, kilise müzelerinden kurumsal vakıflara kadar kamu ve özel kurumları kapsayan şehrin büyük kültürel canlılığının bir kanıtı olarak duruyor.

Milano’da göz atmaya değer popüler müzelerden bazıları ise ;

  • Cenacolo Vinciano – Leonardo’nun Son Akşam Yemeği
  • Pinacoteca di Brera ; Yukarıda bahsettiğimiz bu müze, Milano’nun en çok ziyaret edilen turistik yerlerinden biri.
  • Pinacoteca Ambrosiana ; Müze ve resim galerisi Codex Atlanticus ile övünür: Bu, Leonardo da Vinci’nin yazı ve çizimlerinden oluşan en geniş koleksiyondur. Aynı zamanda, Orta Çağ’dan on altıncı yüzyılın ortalarına kadar şehrin en özgün sanat koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor.
  • Museo del Novecento ; Kronolojik sırayla yaklaşık 400 sanat eseri sergileniyor: Koleksiyon, Pellizza da Volpedo’nun ünlü Fourth Estate (1902) eseriyle başlıyor ve iki savaş arasındaki sanat eserleri olan Fütürizm ve ardından Soyutçuluk, Mekansalcılık ve Zavallı Sanat ile devam ediyor. Boccioni, Carrà, Morandi, de Chirico, Martini, Fontana ve Manzoni gibi Milano şehri için büyük önem taşıyan sanatçılara özel bir önem verilmiştir.
  • Fondazione Prada
  • Museo della Pietà Rondanini
  • Museo del Design Italiano

16.Alışveriş Caddeleri’nde Dolaşın

Milano, italya

Dünyanın tasarım başkentlerinden biri olan Milano, İtalya’nın en ünlü tasarımcı markalarından bazılarının yanı sıra en ünlü İtalyan alışveriş caddelerinde yer alan çok sayıda bağımsız butik ve uluslararası mağazaya ev sahipliği yapıyor. Şehirdeki en iyi ve en popüler alışveriş caddelerinden bazıları ise;

  • Corso Venezia ; Rönesans’tan Art Nouveau’ya kadar çok sayıda mimari tarza sahip görkemli binalarla çevrili, Milano’nun en prestijli alışveriş caddelerinden biri. Birçok lüks markanın mağazasını burada bulabilirsiniz.
  • Corso Buenos Aires ; Gerçek bir alışveriş cenneti olan Corso Buenos Aires, her zevke ve her bütçeye uygun mağazaların yer aldığı bir buçuk kilometrelik uzun bir caddedir. Sofistike butikler, her tür ürünü sunan modaya uygun mağazalar ve hızlı bir atıştırma için çok sayıda bara sahip olan caddenin ara sokakları, çoğu etnik kökene sahip restoranlarla dolu. Alışveriş öncesi veya sonrası bir şeyler yiyip içmek istiyorsanız, Corso Buenos Aires en iyi yerdir.
  • Corso di Porta Ticinese ; Şehrin katedraline ve Navigli mahallesine yürüme mesafesinde olmasına rağmen Corso di Porta Ticinese, Londra’daki Portobello Yolu’na benzetilmiş ve benzersiz giyim, plak ve yiyecek mağazaları ile karakterize edilmiş. Via Montenapoleone’nin daha büyük isimlerine bir alternatif olarak, sıra dışı moda markalarında uzmanlaşmıştır.
  • Via Montenapoleone ; Milano’nun altın dörtgeni Quadrilatero d’Oro’nun bir parçası olan Via Montenapoleone, şehirde lüks alışveriş için vazgeçilmez bir destinasyondur. Genellikle Milano’nun en önemli alışveriş caddesi olarak kabul edilen bu cadde, Gucci’den Prada’ya ve Valentino’ya kadar en büyük tasarım markalarına ev sahipliği yapmaktadır. Bottega Veneta, Salvatore Ferragamo ve Fendi gibi lüks markaların aynı caddede yer aldığı Via Montenapoleone, birinci sınıf İtalyan tasarımcıların bazı lüks deri aksesuarlarını almak için en iyi yerdir.

17.Ücretsiz Yürüyüş Turlarına Katılın

ücretsiz yürüyüş turları, milano

Milano’yu keşfetmenin en güzel ve en kolay yollarından biri de, ücretsiz yürüyüş turlarına katılmaktır. Milano’daki ücretsiz yürüyüş turlarıyla şehrin ana cazibe merkezlerini dışarıdan görebiliyorsunuz. 3-4 saat süren bu turlar ücretsiz olsa da, rehbere birkaç euro bahşiş vermeniz bekleniyor.

Tercih edebileceğiniz çok sayıda ücretsiz yürüyüş turu var. Fakat bizim tavsiye ettiklerimiz, Wonders of Milan ve Spirit of Travel adlı turlardır.

18. Alternatif Milano İçin Zaman Ayırın

Milano’nun ana cazibe merkezlerini gördükten ve Instagram spotları için zaman ayırdıktan sonra, hala Milano için zamanınız varsa, az bilinen ve gizli kalmış turistik çekim merkezleri için de zaman ayırabilirsiniz. Az bilinen bu çekim merkezlerini dilerseniz ”Hidden places and historic places in Milan” adı verilen ücretsiz yürüyüş turlarıyla da keşfedebilirsiniz.

18.1.Piazza dei Mercanti

Piazza dei Mercanti, Milano'da ne yapılır

Piazza dei Mercanti veya Merchant’s Square, bir zamanlar Milano’daki yaşamın tam merkezi ve önemli bir ticaret merkeziymiş. Bir zamanlar okul, ticaret odası ve şehir mahkemesi olarak hizmet veren çok sayıda büyüleyici saraya ev sahipliği yapan meydan, çoğu turistin listesine eklediği cazibe merkezlerinden biri olsa da, hala popüler olmayan cazibe merkezlerinden biri.

18.2.Cimitero Monumentale

Cimitero Monumentale, milano

Milano’da ziyaret etmek için alışılmadık bir yer arıyorsanız Cimitero Monumentale’ye (Anıtsal Mezarlık) göz atmak isteyebilirsiniz. Burası, bir mezarlıktan daha fazlası, birçok sanatsal mezarın bulunduğu devasa bir açık hava müzesi gibi. Ana girişte ülkenin en önemli vatandaşlarının mezarlarını görebilirsiniz.

Carlo Maciachini tarafından tasarlanmış ve 1866 yılında açılmış olan Anıtsal Mezarlık, önde gelen yerel sanayi ailelerinin birkaç türbesinin yanı sıra, 19. yüzyılın beğenilen romanı The Betrothed’ın yazarı Alessandro Manzoni de dahil olmak üzere, onurlu vatandaşların mezarlarının bulunduğu büyük bir Famedio’ya (Onur Salonu) sahiptir. Famedio, neo-ortaçağ dış cephesi, büyük gotik gül penceresi ve dekoratif çiçek ve geometrik motifleri ile özellikle göz kamaştırıcı bir mimaridir, kaçırmayın.

Mezarlığa giriş ücretsizdir. Oraya ulaşmanın en kolay yolu, Monumentale İstasyonu’ndaki M5 metrosudur. Pazartesi hariç her gün 08:00 – 18:00 saatleri arasında açıktır.

18.3.Villa Necchi Campiglio

Milano, italya

Milano’nun merkezinde yüzme havuzlu ve tenis kortlu geniş bir özel bahçenin içinde yer alan Villa Necchi Campiglio, 1935 yılında inşa edilmiş şehrin en güzel cazibe merkezlerinden biri olmasına rağmen, çok az sayıda turistin ziyaret ettiği yerlerden.

Villa Necchi Campiglio’yu ziyaret etmek, ritüelleri, dünyeviliği ve görgü kuralları ile yirminci yüzyılın ilk yarısının Milano’sunu keşfetmek için bir fırsattır.

Bir ev müze olarak hizmet veren bu villa, Claudia Gian Ferrari’nin Sironi, Martini ve De Chirico’nun eserlerini içeren yirminci yüzyılın başlarından kalma sanat koleksiyonu ve Alighiero ve Emilietta De Micheli’nin zarif on sekizinci yüzyıl resim ve dekoratif sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor. Sanatsever herkesin keyifle gezebileceği müzelerden biri.

18.4.Biblioteca Ambrosiana

Milano, italya

Avrupa’nın ilk halk kütüphanelerinden biri olan Biblioteca Ambrosiana, 800.000 kitap, 35.000 el yazması ve 12.000 çizime ev sahipliği yapıyor. Ambrosian Kütüphanesi, Milano’nun kalbinde, şehrin belli başlı ilgi çekici yerlerinden bazılarına yakın bir konumda yer alıyor.

Kütüphanenin en değerli varlıkları arasında Leonardo da Vinci’nin Codex Atlanticus’unun 1.000’den fazla sayfası, çizimlerinin ve icatlarının açıklamalarının olduğu sayfalar yer alıyor.

18.5.Arco della Pace (Porta Sempione)

Arco della Pace, Milano

Parco Sempione’nin kuzeybatı ucunda yer alan Napolyon’un 25 m yüksekliğindeki zafer takı olan Arco della Pace, aslında Milano’da kaçırılmaması gereken yerlerden biri olan Sempione Parkı’nın içerisinde bulunuyor. Ancak park ziyaretinde birçok turistin es geçtiği yapılardan biri.

1807’de Luigi Cagnola tarafından tasarlanan bu yapı, Paris’teki Arc de Triomphe’u hatırlatır ve Milano’yu Paris’e Simplon (Sempione) Geçidi üzerinden bağlayan ana yol olan Corso Sempione’nin başlangıcını işaret eder. Piedmont’taki Crevoladossola’dan mermerden yapılmış sekiz Korint sütunu tarafından desteklenen üç görkemli kemer ile açıkça Neoklasik bir tarza sahip.

Anıtın iç ve dış cepheleri ağırlıklı olarak Baveno granitinden yapılmış ve Roma mitolojisi ve Avrupa İttifakı (1815-1848) sırasındaki belirleyici olaylar gibi çeşitli sahneleri tasvir eden çok sayıda alçak kabartmaya sahip. Arco della Pace, çok sayıda heykeliyle de dikkat çekiyor; birçoğu Neoklasik okulun ünlü Lombard heykeltıraşı Pompeo Marchesi’ye ait.

18.6.Parco di Monza

Parco di Monza, Milano'da ne yapılır

Avrupa’nın duvarlarla çevrili en büyük parkı olan Parco di Monza, 688 hektarlık şaşırtıcı bir alanı kaplar ve şehrin gerçek bir hazinesidir. Milano şehir merkezine ortalama 20 km uzaklıkta bulunuyor. Fakat yine de görülmeye değer cazibe merkezlerinden biri. Bu görkemli park, 19. yüzyılda İtalya’nın Fransız işgali sırasında Napolyon’un üvey oğlu tarafından yaratılmış ve aslen kraliyet sarayının bir uzantısı olarak hizmet vermiş. Parkın arazisinde Cascina Frutteto, Cascina San Fedele ve zengin Villa Mirabello dahil olmak üzere çeşitli tarihi villalar bulunuyor.

18.7.Santa Maria del Carmine Church

Milano'da ne yapılır

Santa Maria del Carmine Kilisesi, Milano’nun en önemli kiliselerinden biri. Neogotik cephesiyle öne çıkıyor ve Milano’nun en sevilen semtlerinden biri olan Brera’da yer alıyor. Dışarıdan neredeyse 80 metre uzunluğundaki kilisenin inşasına, 1399’da şehre taşınan Karmelitler tarafından 1400 yılında başlanmış. İlginç resimlerle dekore edilmiş 10 şapele ev sahipliği yapan bu kilise de, Brera bölgesindeyken göz atmanızı tavsiye edebileceğimiz cazibe merkezlerinden.